» Bileklikler
» Doğal Kayalar
» Kolye Uçları
» Kolyeler
» Küpeler
» Tesbihler
» Yüzükler
» Figürler
 
 
SERTMINERALSTONES.COM
 

Yararlı Bilgiler

Doğanın Mucizesi Taşlar

Demir(Fe), Altın (Au) gibi elementler dışında Kur-an’ı Kerim üç taştan söz eder: İnci,Mercan ve Yakut.

Taşlar insan bedeni ve ruhundaki bir bölgeyi tedavi ederken diğer bölgelere zarar vermez.

Minerallerin Sağlığımızdaki Yeri

Taşlar ve Mineraller

Vücudumuzda faydalı olan bitkilerin yapısında mineraller, vitaminler bulunur. Aynı şekilde taşlarda mineral veya minerallerin bileşmesinden meydana gelir.

İçtiğimiz su,soluduğumuz hava ,bastığımız ve bitkileri yetiştirdiğimiz toprak ve taşlar da saf mineral ve mineral bileşikleridir. Günümüzde hayat şartları her geçen gün daha da zorlaşıyor. Stres ve yorgunluk vücudumuzda negatif bir enerjinin depolanmasına neden olur. Bu enerji yüklemesi bizi rahatsız eder, uzun süre bu negatif enerjiyi üzerimizden atamazsak daha ileri boyutlarında sağlımızı bile kaybedebiliriz.

Bedenimizdeki bu negatif enerji yükünden toprağa basarak, akan suya  dokunarak kurtuluruz. İşte bu nokta da taşlar devreye girer, üzerimizden sürekli taşıyacağımız bir ametist vücudumuzun negatif enerji yüklenmesine baştan engel olur yani bizi korur.

İnsan vüdunun 3/4 ü sudan oluşmaktadır. Bunun dışında; bakır, çinko, kurşun, magnezyum, iyot, fosfor, potasyum, sodyum, kükürt gibi mineraller bulunur. Yani doğa da bulunan mineraller vücudumuzda da yer alır. İnsan topraktan gelir sözü aklımızdan bu cümlelerde geçmektedir.

Taşlar ve insan vücuduna etkileri: 

Öncelikle taşları ve yararlarını anlayabilmemiz için mineralleri tanımamız gerekir.

Daha önce mineral nedir?  Sorusuna cevap verelim. Mineral; vücudumuzun sağlıklı olabilmesi için gerekli olan vücudun kendi kendine oluşturamadığı inorganik maddelerdir.

Vücudumuzda  bulunan minerallerden kısaca bahsedelim.

İnsan vücudunun ; %63’ü  oksijen, %19’u karbon,%9’u hidrojen,%5’i nitrojen,%1.5’ u kalsiyum ve %0.6’sı fosfor dan meydana gelmektedir.

İnsan vücudunun hem minerallere hem de vitaminlere ihtiyacı vardır. Vitamin ve mineraller birlikte çalışarak vücut sağlığının korunması için büyük önem taşırlar. Vücuttaki vitamin ve mineral eksiliği ciddi rahatsızlıklara yol açar.

İnsan vücudunun aşağıdaki belli başlı minerallere ihtiyacı vardır.

  • Demir
  • Magnezyum
  • Kalsiyum
  • Potasyum
  • Selenyum
  • Çinko
  • Manganez
  • İyot
  • Fosfor
  • Sodyum
  • Bor
  • Flor
  • Krom
  • Bakır
  • Kükürt

      

Mineraller ve Özellikleri

Demir(Fe) Minerali: Bağışıklık sistemini güçlendir.Vücut direncini artırır.

Demir eksikliği; Konsantrasyon bozukluğu,halsizlik,yorgunluk,asabiyet,saç ve tırnaklarda kırılma , solgunluk gibi sorunlara yol açar. Aynı zamanda, demir eksikliği kansızlığa(anemi) neden olur.

Magnezyum(Mg) Minerali: Magnezyum, sinir sisteminin aşırı duyarlılığını azaltır ve  sakinleşmeye yardımcı olduğu için " Anti-stres Minerali " olarak da bilinir. Ayrıca cildi düzgünleştirir, saçı güzelleştirir, tırnakları kuvvetlendirir.

Magnezyum Eksikliği; Magnezyum eksikliği kalp, böbrek, beyin ve karaciğer fonksiyonlarında sorunlara neden olarak halsizlik, iştahsızlık, huzursuzluk ve uyku bozukluları, dalgınlık, hafıza zayıflığı, öğrenme güçlüğü, böbrek yetmezliği, kalp çarpıntısı, kramp gibi problemlere neden olabilmektedir. Alkol ve sigara kullanımı magnezyum eksikliğine yol açtığı için özellikle alkol ve sigara kullanan kişilerde magnezyum eksikliği çok görülür.

Kalsiyum(Ca) Minerali: Kalsiyum,insan vücudunun yaklaşık yüzde ikisi kadarını içerir. Bu oranın % 98 i kadarı kemiklerde,% 1 i dişlerde geri kalanı da dolaşım sistemi ve dokularda bulunur. Bu yüzden kalsiyum vücut için hayati önem taşır.

Kalsiyum eksikliği; uykusuzluğa,gerginliğe,kas gerginliğine, kemik ağrılarına ve en önemlisi kemik erimesine neden olur.

Potasyum (K) Minerali: Potasyum kasların işlevinde çok önemli bir yer tutar. Özellikle kalp kasının düzenli çalışması vücuttaki potasyum düzeyiyle yakından ilgilidir.

Potasyum eksikliği; kas ağrılarına, kalp çarpıntısına, yorgunluğa vs. neden olur.

Selenyum (Se) Minerali: Selenyum, bağışıklık sistemini güçlendirir ve kanser riskini azaltır. Hücreleri korur ve yaşlanmayı geciktirir. Kalp hücrelerini destekleyerek kalp ve damar sağlığının korunmasına yardımcı olur. Sperm üretimi ve canlılığı olmak üzere, üreme sağlığında rol alır. Vücuttaki zehirli maddelerin zararlı etkilerini azaltır ve vücuttan atılmalarına yardımcı olur. Karaciğerin faaliyetlerini düzenler.

Selenyum Eksikliği; Ciddi kas zayıflıkları, kalp ve damar sağlığında bozulmalara neden olan selenyum eksikliği, çocuklarda da gelişimin yavaşlamasına neden olur. Göz sağlığını olumsuz etkiler. Erken yaşlanma, sinir sistemi hastalıkları, zekâ geriliğine ve sperm üretimi azalarak kısırlığa neden olabilir.

Çinko (Zn) Minareli: Protein sentezi, büyüme ve cinsel gelişimin yanı sıra bağışıklık sistemi için gereklidir. Vücudun kendi kendini iyileştirmesi ve yenilemesi gereken durumlarda ve zihinsel fonksiyonlarda önemli roller üstlenir. Cildin ve kasların erken yaşlanmasını önler. Hücre yenilenmesini destekleyerek cildi güzelleştirir, tırnakları güçlendirir ve saç dökülmesini önler.

Çinko Eksikliği; Çinko eksikliğinde, bağışıklık sistemi zayıflar; halsizlik, yaraların geç iyileşmesi, saçlarda zayıflama, dökülme ve tırnaklar üzerinde beyazlama gibi belirtiler görülür.

Manganez (Mn) Minerali: Kemiklerin büyümesi ve gelişmesi için gerekli bir mineraldir. Sinir fonksiyonlarında ve gelişiminde etkilidir. Cinsel gücü arttırır .Kanın normal pıhtılaşması için gereklidir.

Manganez Eksikliği; Yorgunluk, unutkanlık, kısırlık, kilo kaybı, özellikle çocuklarda gelişim bozuklukları, bulantı, kusma, saçlarda beyazlaşma ve saç uzamasında yavaşlamaya neden olur. Ayrıca, diyabet ve pankreas bozuklukları görülebilir. Diyabet hastalarında vücutta olması gerekenin yarısı kadar manganez bulunmaktadır.

İyot (İ) Minerali: İyot Mineralinin büyük bir kısmı Tiroid bezinde bulunur ve Tiroid bezinin fonksiyonlarını düzenler. İyot, tiroid bezinin etkilediği zihinsel fonksiyonlar, normal büyüme ve gelişme, enerji kullanımı ve kilo kontrolü, beyin ve sinir sisteminin düzenli çalışması gibi başlıca fonksiyonlarda önemli görevler alır.

İyot Eksikliği; Tiroit bezinin fonksiyonlarını yerine getirmesine engel olarak başta guatr olmak üzere, zekâ geriliği, gelişim bozukluğu ve kısırlığa neden olur.

Fosfor ( P) Minerali: Kemik ve diş yapısının temelini oluşturan fosfor, kalp düzeni, böbrek fonksiyonları, kaslar, sinirler ve beyin için gereklidir. Hücre büyümesine yardım eder.

Fosfor Eksikliği; Kasların ve kemiklerin güçsüzleşmesine neden olur. Sinir - kas ilişkisinde ve beyin fonksiyonlarında aksaklıklara yol açar.

Sodyum (Na) Minerali: Vücutta sodyum su dengesinin korumasında ve besinlerin hücre duvarından geçişinde görev alır.

Sodyum Eksikliği; Halsizlik, baş dönmesi, çarpıntı, tansiyon düşüklüğü, konsantrasyon zayıflığı, baş ağrısı, depresyon, mide bulantısı ve kas krampları gibi sağlık sorunları oluşur.

Bor (B) Minerali: Beyin fonksiyonlarının korunması ve gelişmesinde ,kemik ve diş sağlığının korunmasında önemli rol almaktadır.

Bor Eksiliği; D vitamini eksikliğine ve buna bağlı olarak kemik erimesi ve zayıflamasına ve kemiklerin daha kolay kırılmasına neden olur. Konsantrasyon zorluğu ve unutkanlık görülebilir.

Flor (F) Minerali:  Kemiklerin, dişlerin ve dişetlerinin korunmasında önemli rol oynar.

Flor Eksikliği; Dişlerin çürümesine ve dolasıyla ağız sağlığının bozulmasına neden olur. Aynı zamanda da kemiklerin kolay kırılması, eklem ve kemik ağrıları görülür.

Krom (Cr) Minerali: Kan şekeri ve kolesterol seviyesini kontrol eder ve dengede tutar. Böylece özellikle şeker hastaları için çok faydalıdır. Kemik erimesini ve yaşlanmanın etkilerini azaltır. Ayrıca, krom minerali vücuttaki yağı kasa dönüştürerek, vücut hatlarının daha düzgün görünmesine ve kas yapmaya yardımcı olur.

Krom Eksikliği; Huzursuzluk, halsizlik ve yorgunluğa neden olur. Damar sertliği ve şeker hastalığı riskini artırır. Vücudun yağlanmasına da neden olmaktadır.

Bakır (Cu)Minerali: Vücut dokusunun yenilenmesinde ve kemik yapısının güçlenmesinde gereklidir. Enerji üretiminde görev alır. Beyin ve sinir sistemi sağlığı için gereklidir. Saç ve deri sağlığı için faydalıdır.

Bakır Eksikliği; Vücut direncinin azalmasına, güçsüzlük, deride yara ve egzama gibi problemlere yol açar. Ayrıca, saç dökülmesi, iştahsızlık, ishal ve çarpıntı meydana gelebilir. Bağışıklık sistemi zayıflar. Kemikler ve dokuların yapısı olumsuz etkilenir.

Kükürt(S)Minerali: Solunum sisteminin sağlıklı çalışmasına katkıda bulunur ve vücudun oksijen dengesini korur. Beyin fonksiyonlarının çalışmasını destekler. Saç, tırnak ve cilt sağlığı için gereklidir. Karaciğerin düzenli çalışmasına yardımcı olur.

Kükürt Eksikliği; Saçlarda zayıflık ve deride solgunluk görülür.

Şimdiye kadar taşların oluşumunda önemli yer tutan minerallerin vücudumuzda ne kadar önemli olduğu , eksiklerinin ne gibi ciddi sağlık problemlerine neden olduğu konusunda bilgi vermeye çalıştım.

Taşlar; bünyesinde bulundurduğu mineraller yardımı ile bedenimizde mineral bakımından eksiklikler var ise bunları tamamlamaya  yardımcı olur ,diğer bir taraftan da vücut sağlığımızı etraflarına yaymış oldukları enerji ile dengelemeye çalışırken , ruh sağlığımızı da vücudumuzda ve çevremizde bulunan negatif enerjileri emip, pozitif bir enerji halinde vucudumuza ve bizi çevreleyen dış dünyaya aktarırlar.

Bu nokta da, taşların 3 faydasından bahsedebiliriz.

1-Vücut Sağlığı

2-Ruh Sağlığı

3-Çevre sağlığı

TAŞLARIN HAYATIMIZDAKİ YERİ

Değerli taşlar eski çağlardan beri özellikle kadınların etrafa yaydıkları ışıltıyla dikkatini çekmiştir. Günümüzde ise, alternatif tıptaki gelişmeler nedeniyle taşların iyileştiri etkisi olduğu yaşanılan bir çok deneyimle doğrulanmış olup, gün geçtikçe insanların bu konuda bilgilendiği araştırmalar yaparak yeni şeyler öğrendiği ve yeni arayışlara girdiği gözlenmiştir.

TAŞLARIN ŞEKİLLERİ

1-DOĞAL TAŞLAR:İşlenmemiş, ham olarak doğadaki kayaçlardan elde edilen taşlardır. Enerjilerini oldukları gibi korudukları için doğal taşlar genellikle tedavi için kullanılır.

2-TAMBUR TAŞLAR: Tamburlama makinası denilen makinanın içerisine çeşitli aşındırıcılar (su veya başka taşlar yardımı ile) ile birlikte keskinliklerinin giderilmiş ve yuvarlak hatlı bir hale getirilmiş halidir.

3-TAKI TAŞLARI(MÜCEVHER TAŞLARI): Değerli veya yarı değerli taşlar doğadaki halleriyle maddi anlamda çok değerli değildir ancak onları değerli hale getiren şeyler:Kesim,Renk,Berraklık ve Karat‘ tır.

4-İŞLENMİŞ TAŞLAR: Ham taşların belli bir forma getirilmiş halidir. Çok çeşitli kesim şekilleri olabilir. Kabuşon, fasetli, oyma vs. gibi.

TAŞLARLA TEDAVİ YÖNTEMLERİ

Günümüzde bir çok taş fiziksel ve psikolojik kökenli hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır. Bunun dışında, zihinsel yetenekleri güçlendirmek,ruhsal açıdan kendimizi geliştirmek,çevremizdeki pozitif enerjiyi çekmek, negatif enerjiyi dağıtmak ve hislerimizi güçlendirmek için kullanılır.   

1-Taşların vücutta sorunlu bölgelere konulması şeklinde:

  Sıcak Taş Terapisi(ılık taş terapisi). Isıtılmış taşlar kullanılarak ısının vücuda nüfuz ettirilmesini sağlayan masaj terapisi. Bir de taşların çakraların üzerine konulmasıyla yapılan çakra uygulaması.

2- Taş Suyu(Taş İksiri):

Su kullanılmadan önce taşın basitçe suda bir süre bekletildiği yöntemidir. Bu suları içebilir veya banyo da kullanabilirsiniz.Taş banyoları genellikle cilt rahatsızlıklarında ve vücudun stresten arınması,kişinin rahatlaması için yapılır. Yanlız burada değinmemiz gereken en önemli nokta, her taşın iksir için uygun olmadığıdır. Taş iksirleri bilinçli bir şekilde hazırlanmalıdır. Örneğin,Bakır(Cu) elementi kullanılarak iksir  hazırlanmaz. Bilindiği üzere, Bakır (Cu) zehirleyici bir elementtir. 

3-Vücutta tene değen bir nokta da taşımak:

 Yanlızca hastalanmış bölgeyi tedavi etmek yerine tüm vücudun dengesini sağlamak ve vücudu dış etkenlerden korumak amacıyla kullanılır.En çok bilinen ve tercih edilen yöntem olmakla birlikte kullanılan taş hangi çakra ve hangi organa iyi gelecekse organın üstünde tutulması faydalı olacaktır.

 

İŞLENMİŞ Mİ DOĞAL TAŞ MI DAHA ETKİLİ?

“Renkler ve Kristaller” kitabının yazarı “Joy Gardner”ın yorumuna göre; “pürüzlü ve işlenmemiş taşlar içimizde saklı duyguları ortaya çıkarır; işlenmiş taşlar ise içimizdeki karanlığı aydınlatırlar”. demiştir.

BENİM TAŞIM HANGİSİ?

Doğru taşın hangisi olduğuna karar vermek için izlenecek tek yol vardır. Her taşın ayrı ayrı özelliği olduğu unutmamalıyız. Ancak,  doğru taş seçiminde kişinin hisleri çok önemlidir. Öncelikle; taş almaya gittiğinizde neyle alakalı bir taş istediğinizi taşı satan uzman kişiye sorun. Taşı öğrendikten sonra beğendiğiniz, size pozitif enerji veren taş sizin taşınızdır.

TAŞLARIN TEMİZLENMESİ VE SAKLANMASI

Sıra geldi aldığınız taşların bakımı ve saklanmasına.....

Birçok taş kırılabilen bir yapıya sahiptir. Tamburlanmış taşların saklanması diğer kristallere göre daha kolaydır. Tambur taşlarınızı kadife bir çanta içinde rahatlıkla muhafaza edebilirsiniz.Ancak, doğal halde işlenmemiş taşlarınız daha hassas olacağından bunları tek tek muhafaza etmenizi öneririz.

Taşları temizlemenin 2 yolu vardır. Bunlardan ilki, taşınızı 12 saat ila 24 saat toprağın üstüne bırakmaktır. Diğer bir yol ise, akan suyun dibine veya bir kap suda 12 saat ila 24 saat bekletmektir. Temizlemek için geçecek süre taşın kullanılış şekline göre değişir. Çoğu kaynakta, taşları tuzlu suyla ve direkt tuza bırakmaktan da bahsedilmektedir. Ancak, bazı taşlar deniz tuzu ile arındırılır.

Programlanacak olan kristal kuvarsları deniz tuzu veya deniz suyu ile arındırmak gerekir. Bu arındırmayı çabuklaştırmak için 2-3 damla elma sirkesi ilave edilerek işlem hızlandırılır. Yanlız, deniz tuzu/deniz suyu bütün taşların temizlenmesi için tavsiye edilmez. Nedeni ise; taşların yapısı ve güzelliğini bozmasıdır.

ÇAKRALAR

 

Çakralar; insan bedeninde bulunan yaşamsal enerjiyi tüm vücuda dağıtan enerji merkezleridir. Çakralar canlıların bedeninde bulunan enerji odaklarıdır ve  7 temel çakra vardır. Bu 7 temel çakra vücudumuzda bulunan 361 adet akupunktur noktasının 7 ana noktada geriye doğru toplanmış halidir.

1-TAÇ ÇAKRASI

2-ALIN ÇAKRASI(3.GÖZ)

3-BOĞAZ ÇAKRASI

4-KALP ÇAKRASI

5-SOLAR PLEKSUS ÇAKRA(GÜNEŞ SİNİR AĞI MERKEZİ)

6-SAKRAL ÇAKRA

7-KÖK ÇAKRA

ÖZELLİKLER
1.ÇAKRA
2.ÇAKRA
3.ÇAKRA
4.ÇAKRA
5.ÇAKRA
6.ÇAKRA
7.ÇAKRA
ADI
TAÇ ÇAKRA
ALIN ÇAKRASI (ÜÇÜNCÜ GÖZ)
BOĞAZ ÇAKRASI
KALP ÇAKRASI
SOLAR PLEKSUS
SAKRAL ÇAKRA
KÖK ÇAKRA
VÜCUTTAKİ YERİ
BAŞ ÜSTÜ
KAŞLARIN ORTASINDA, KAŞLARIN BİR PARMAK KALINLIĞI KADAR ÜSTÜNDE
BOYUN, BOĞAZ
KALP HİZASI
GÖĞÜS KEMİĞİNİN ALTINDA MİDENİN ARKASI
ALT KARIN VE GÖBEK ARASI
OMURGANIN SONU, KUYRUK SOKUMU
ETKİLEYEN MADDE
GENEL KOZMİK
DUYU DIŞI
ESİR MADDESİ
HAVA 
ATEŞ
SU 
TOPRAK
ETKİ BEZİ
EPİFİZ
HİPOFİZ,GENEL BEZ
TİROİD BEZİ
TİMUS BEZİ
PANKREAS
PROSTAT, YUMURTALIK
BÖBREK ÜSTÜ BEZİ
RENGİ
MENEKŞE RENGİ
ÇİVİT MAVİSİ (İNDİGO)
MAVİ
YEŞİL(İKİNCİL RENGİ PEMBE)
ALTIN SARISI
TURUNCU
KIRMIZI
TAŞI
AMETIST, KRİSTAL KUVARS
LAPIS LAZULI, SAFIR, SODALITE
AKUAMARIN, TURKUAZ, KALSEDON, KRİZOKOL
KUNZIT, ZÜMRÜT, YEŞIL YEŞIM TAŞI, PEMBE KUVARS, PEMBE TURMALIN
KAPLAN GÖZÜ, KEHRIBAR, SITRIN
AKIK, MERCAN, TURUNCU KALSIT, KEHRIBAR, CITRINE, TURUNCU AVENTURIN.
YAKUT, LÂL TAŞI, KAN TAŞI, KIRMIZI JASPER, SIYAH TURMALIN, OBSIDYEN, DUMANLI KUVARS.
ORGAN
BEYİN
BEYINCIK, KULAKLAR, BURUN, SINÜSLER, GÖZLER, MERKEZI SINIR SISTEMI
TIROID BEZI, GIRTLAK VE ÇENE BÖLGESI, SINDIRIM YOLU, AKCIĞERLER, SES TELLERI VE NEFES
KALP, KABURGA KEMIĞI, GÖĞÜS BOŞLUĞU, ALT AKCIĞERLER, KAN, DOLAŞIM SISTEMI, DERI, ELLER, TIMÜS BEZI
PANKREAS, KARACIĞER, SINDIRIM SISTEMI, DALAK, SAFRA KESESI, MERKEZI SINIR SISTEMI
YUMURTALIKLAR, ERBEZLERI, PROSTAT BEZI, ÜREME ORGANLARI, DALAK, RAHIM, MESANE
ADRENALIN, BÖBREKLER, KUYRUK SOKUMU, BACAĞIN ÜST KISMINDA BULUNAN KEMİKLER

TAÇ ÇAKRASI

Yeri:

Başın taç kısmında.

Renk:

Menekşe rengi (viyolet)

Element:

Tüm işaretlerin daha yüksek ifadesi.

 

Ruhsallığın, aydınlanmanın, dinamik düşünce ve enerjinin merkezi. Beyin, sağ göz ve epifiz bezine yaşamsal enerji veren merkezdir.

Salgıbezleri/Organlar:

Epifiz bezi, beyin.

Taşlar/Mineraller:

Ametist, kuvars kristali

Yiyecekler:

Güneş, meyvesuları, fasting.

İlgili aromalar:

Olibanum, lotus.

His işlevi:

Yok

Nitelikler:

Eterik bilgeliğin içe akışına izin verir ve kozmik biliçliliğin hediyesini getirir. Uyandırıldığında ve netleştirildiğinde, kişinin aldatıcı idealler, maddi işler, kendini kısıtlayıcı düşünceler, gurur ve kibirlilik hakkında gerçekleri göstermesini sağlar; daha ileri aşamada ise sürekli bir özfarkındalık ve kişisel duygulardan bilinçli bir ayrılma tecrübe etmesini sağlar

Olumsuz Nitelikler:

Karmaşa, sinirlilik, stres.

ALIN ÇAKRASI(3.GÖZ)

Yeri:

Kaşların ortasında, kaşların bir parmak kalınlığı kadar üstünde.

Renk:

Çivit mavisi (İndigo)

Element:

Tüm işaretlerin daha yüksek ifadesi

İşlevleri:

Altıncı hissin merkezi, yüksek önsezi, ruhsal, manyetik ve ışık enerjisi, Geleceği görebilme gücü, bağımlılıkları şifalandırmak.

Salgıbezleri/Organlar:

Pituitary gland, beyincik, kulaklar, burun, sinüsler, gözler, merkezi sinir sistemi.

Taşlar/Mineraller:

Lapis Lazuli, safir, sodalite.

Yiyecekler:

Klorofil, nefes, hava.

İlgili aromalar:

Nane, yasemin.

His işlevi:

DDA (duyu dışı algılama) dahil tüm duyular

Nitelikler:

Yüksek bilinçlilik, duygusal ve ruhsal sevginin merkezi, spritual içgörü, geleceği görebilme. Dengelendiğinde zihin (sağ yarımküre) ve beyin (sol yarımküre) bileşik bir alanda işlev yapar. Ardından içgörü ve kayrayış ortaya çıkar ve bunun pratik yaşamda uygulanması günlük bir hal alır. Aynı zamanda olumsuz eğilimlerden arınılması ve bencil tavırların elimine edilmesini destekler

Olumsuz Nitelikler:

Endişe, isteri, stres, korku, şok, sinir, depresyon, baş ağrıları, konuşma ve kilo problemleri

BOĞAZ ÇAKRASI

Yeri:

Boğazda, köprücük kemiğinin yukarısındaki gırtlak bölgesinde

Renk:

Mavi

Element:

Tüm işaretlerin daha yüksek ifadesi

İşlevleri:

İletişim merkezi, sözlü ve zihinsel/mental iletişimler ve bu iletişimleri anlamak içingereken enerjiyi sağlamak

Salgıbezleri/Organlar:

Tiroid bezi, gırtlak ve çene bölgesi, sindirim yolu, akciğerler, ses telleri ve nefes

Taşlar/Mineraller:

Aquamarine, turquaz, kalsedon, chrysocollia

Yiyecekler:

Meyveler

İlgili aromalar:

Adaçayı, sıtmaağacı (ökaliptus)

His işlevi:

İşitme

Nitelikler:

Yüksek Bilinçliliğe açılan kapı ve kalbin duygularının dengelenmesi ve uyumlu hale gelmesi için geçmesi gerken kapı. Duygu ve düşüncelerin net ve açık ifadesi. Yaratıcılık, konuşkanlık, salıvermek, şifa.

Olumsuz Nitelikler:

Telaş, düşük özsaygı, kendine güvensizlik, kindarlık, mfke, alınganlık.

KALP ÇAKRASI

Yeri:

Göğüsün ortasında kalp hizasında

Renk:

Yeşil (ikincil rengi pembe)

Element:

Hava

İşlevleri:

Kalbi, timüs bezini, dolaşım sistemini, kanı, hücresel yapıyı ve istemsiz kasları canlı tutan merkezdir.

Salgıbezleri/Organlar:

Kalp, kaburga kemiği, göğüs boşluğu, alt akciğerler, kan, dolaşım sistemi, deri, eller, timüs bezi.

Taşlar/Mineraller:

Kunzite, zümrüt, yeşil yeşim taşı, pembe kuvars, pembe turmalin

Yiyecekler:

Yeşil sebzeler ve bol yapraklı yeşillikler.

İlgili aromalar:

Gül yağı

His işlevi:

Dokunma

Nitelikler:

Sevginin, aşkın, "tüm var olan" ile "bir" olmanın ruhsal ve toplu bilincinin merkezi. Kalbin sevgi enerjisi ile zihnin analitik enerjisi arasındaki uyumu sağlar. Tanrı bağlantısı. Verme ve vermeden alma yetisi. Değişime ve yeni fikirlere açık olmak. Kayıplarla başa çıkabilme. Denge.

Olumsuz Nitelikler:

Kendini bırakmak, korku, üzüntü, kızgınlık, alınganlık, kıskançlık, kin tutmak.

HARA ÇAKRASI

Yeri:

Göğüs kemiğinin altında midenin arka tarafında.

Renk:

Altın sarısı

Element:

Ateş

İşlevleri:

Kişisel gücün, hırsın, zekanın, astral gücün, tutkunun ve dokunma veya zekaya dayalı duyuların merkezidir.

Salgıbezleri/Organlar:

Pankreas, karaciğer, sindirim sistemi, dalak, safra kesesi, merkezi sinir sistemi

Taşlar/Mineraller:

Kaplan gözü, kehribar, sarı yakut, citrine

Yiyecekler:

karmaşık karbonhidratlar, tahıllar

İlgili aromalar:

Lavanta, biberiye, bergamut

His işlevi:

Görme

Nitelikler:

Dönüşüm, şekillendirme, arındırma, oluşun içimlendirilmesi, zihinsel/mental enerji.

Olumsuz Nitelikler:

Mükemmeliyetçilik, başkalarını kontrolü altına alma, öz eleştirel düşünceler, hayal kırıklığı, sinirlilik.

 

GÖBEK ÇAKRASI

Yeri:

Alt karın ile göbek arasında

Renk:

Turuncu

Element:

Su

İşlevleri:

Üremek, yiyeceklerin sindirimi, fiziksel güç ve canlılık, cinsellik.

Salgıbezleri/Organlar:

Yumurtalıklar, erbezleri, prostat bezi, üreme organları, dalak, rahim, mesane.

Taşlar/Mineraller:

Akik, mercan, turuncu kalsit, kehribar, citrine, turuncu aventurin.

Yiyecekler:

Sıvılar. Turuncu renkte sebze ve meyveler.

İlgili aromalar:

Ylang-ylang, sandalağacı.

His işlevi:

Tat alma

Nitelikler:

Vermek ve almak, almak, duygular, tutku, zevk, cinsel/şehvetli aşk, değişim, hareket, yeni sikirlerin özümsenmesi. Sağlık, aileye hoşgörü, teslimiyet.Diğerleri ile uyum ve yaratıcılık içinde çalışabilme.

Olumsuz Nitelikler:

Yeme içmeye veya sekse aşırı düşkünlük. Cinsel zorluklar yaşamak. Karmaşa, amaçsızlık. Kıskançlık, haset, sahip olma hırsı

KÖK ÇAKRA

Yeri:

Omurganın sonu (kuyruk sokumu)

Renk:

Kırmızı (ikincil rengi Siyah)

Element:

Dünya

İşlevleri:

Fiziksel bedene canlılık verir. Yaşam gücü ile hayatta kalma, kendini koruma, içgüdüler.

Salgıbezleri/Organlar:

Adrenalin, Böbrekler, kuyruk sokumu, bacağın tepe kemikleri.

Taşlar/Mineraller:

Yakut, Lâl taşı, kan taşı, Kırmızı Jasper, siyah turmalin, obsidyen, dumanlı kuvars.

Yiyecekler:

Proteinler, kırmızı renkte sebze ve meyveler

İlgili aromalar:

Sedir, karanfil

His işlevi:

Koku alma

Nitelikler:

Materyal/maddi dünya ile ilgili konular, başarı. Fiziksel beden, bedenin yönetimi. Kök salmak, bireysellik, istikrarlılık, güvenlik, durağanlılık, sağlık, cesaret, sabır.

Olumsuz Nitelikler:

Kendine odaklı olmak, güvensizlik, şiddet, açgözlülük, öfke.

BURÇ TAŞLARI

                                  

Hangi burçlar hangi taşları kullanmalı ?

KOÇ (21 MART-20 NİSAN) : AMETİST,JASPER,YAKUT,KUNZİT

BOĞA(21 NİSAN-20 MAYIS) : AKİK,PEMBE KUVARS,AGAT,SAFİR

İKİZLER (21 MAYIS-21 HAZİRAN) : KAPLAN GÖZÜ,SİTRİN,AKUAMARİN,YOSUNLU AGAT

YENGEÇ (22 HAZİRAN-22 TEMMUZ) : KALSEDON,AYTAŞI,YEŞİM(JADE),RODONİT

ASLAN (23 TEMMUZ-23 AĞUSTOS) : KUVARS,KEHRİBAR(AMBER),GRANAT(LAL),LARİMAR

BAŞAK (24 AĞUSTOS-23 EYLÜL): AMAZONİT,KRİZOKOL,TURMALİN,KALSİT

TERAZİ (24 EYLÜL-23 EKİM) : OPAL, OBSİDYEN,LAPİS LAZULİ,YEŞİL TURMALİN

AKREP (24 EKİM-22 KASIM) : HEMATİT,MALAHİT, PEMBE TURMALİN(RUBELİT),CHAROİTE

YAY (23 KASIM-21 ARALIK) : TURKUAZ (FİRUZE),PEMBE KUVARS,SODALİT,MAGNETİT

OĞLAK (22 ARALIK-20 OCAK) : DUMANLI KUVARS,FLORİT,PERİDOT(ZEBERCET),ARAGONİT

KOVA (21 OCAK-19 ŞUBAT) : LABRADORİT,ZÜMRÜT,AVENTURİN,MAVİ TOPAZ

BALIK (20 ŞUBAT-20 MART) : KANTAŞI(HELİOTROP),MOLDOVİT,MERCAN,RODOKROSİT

TAŞLAR VE  AURA

AURA NEDİR?

İnsanların vücudunu çevreleyen elektromanyetik alana aura denir. Yaşamımızı devam ettirebilmemiz için gereken enerjiyi vücudumuza iletimini sağlayan çakralar aura da bulunur. Auramızın güçlü olduğu dönemlerde her türlü hastalığa ve negatif enerjiye karşı korunur, zayıf olduğu dönemlerde ise çok çabuk hastalanır ve çevremizdeki negative enerjiden çok çabuk etkileniriz. O halde auramızın güçlü olması hem ruhsal hem de fiziksel açıdan bizim için çok önemlidir.   Aura 4 katmandan oluşur. 1-eterik beden 2-duygusal beden 3-zihinsel beden 4-ruhsal beden Bu katmanların her birinin ayrı ayrı görev ve özellikleri vardır.

1-ETERİK BEDEN: Şekil ve boyut olarak fiziksel bedene benzerlik gösterir. Çakralar bu alanda bulunurlar ve auranın üst katmanlarından gelen enerjileri bedene alma işlevi yaparlar. Organizmanın enerji ihtiyacı tam olarak karşılanmışsa, eterik beden aşırı enerjiyi çakralardan ve deri gözeneklerinden dışarıya verir. Eterik bedenin temel işlevi fiziksel bedenin sağlıklı kalmasını sağlamak ve  evrensel enerji ile arasında bağlantı kurmaktır. Ayrıca,insanların yanı sıra hayvanların ve bitkilerin de eterik bedenleri bulunmaktadır.

2-DUYGUSAL BEDEN: Eterik bedenin üstünde bulunan ve sıvımsı yapıya sahip olan bir katmandır. Duygudal beden gökkuşağının renklerini bünyesinde barındırır ve kişinin ruhsal durumuna gore,duygusal bendenin rengi değişir.Zihinsel bedenden duygusal bedene ulaşan enerjiler duygusal beden de değişimden geçerek zihinsel bedene iletilir.Kişinin duygusal yapısı bu katmanla belirlenir. 

3-ZİHİNSEL BEDEN: Duygu bedeninin bitiminde başlar ve ruhsal bedene kadar uzanır. Genelde rengi sarıdır. Fikirlerimizin yapısını barındırır ve düşünce formları bu bedende görülebilir.
Birçok araştırmacıya gore; hastalıklarımızın büyük bir çoğunluğu zihinsel bedenimizden kaynaklanmaktadır. Zihinsel bedenin en önemli özelliği; zihinsel bedeni güçlü kişi başka insanların etkisinde kalmaz ve kendi kararlarını kendisi verir.Kişinin zihinsel bedeni zayıfladığında ,kararsızlık durumu meydana gelir, ve kişi ister istemez başka insanların yönetiminde hayatını devam ettirir.

Olumsuz düşünceler yerine olumlu düşünceleri kabul etmek te zihinsel bedenin en önemli işlevidir.

Hastalıklar ilk önce zihinsel bedende oluşur daha sonra alt bedenlerden fiziksel bedenimize geçer.

4-RUHSAL BEDEN; Ruhsal bedenin algılanması  diğer bedenlere göre daha zordur. Evrensel enerjiler ruhsal bedenimizden auramıza girerler ve burada bir değişime tabi tutularak zihinsel bedene aktarılırlar. Ruhsal bedende ortaya çıkan bir sorun, alt bedenlere ve oradan da fiziksel bedene yansıyacaktır.
Evrensel enerjiler ruhsal bedenimizden auramıza girer ve burada değişime uğrayarak zihinsel bedene geçerler. Ruhsal bedende ortaya çıkan bir sorun mutlaka alt bedenlere ve oradan da fiziksel bedene yansır.

AURANIN RENKLERİ
Kırmızı; Koyu kırmızı kızgınlık,sinirlilik ve tedirginlik duygularını gösterir , parlak bir kırmızı canlı bir yaşam gücünü temsil eder. Koyu tonda bir kırmızı bencilliğin işaretidir. Kahverengine dönük  bir kırmızı korkuyu, siyaha dönük bir kırmızı ise negatif niyetlerin habercisidir. Pembeye çalan açık kırmızı duygusal mutluluk ve aile yaşamındaki huzurun işaretidir.
Turuncu; Canlı ve berrak bir turuncu fiziksel gücü, cinsel enerjinin yerinde olduğunu gösterir. Aynı zamanda parlak ve canlı turuncu renk olayların akışına iradi etkilerimizi ve sorumluluk alma kapasitemizin göstergesidir. Koyu renk turuncu, dalak ve üriner sistemdeki organlarda bir sorun olabileceğinin işareti olabilir.
Sarı; Sarı renk zeka, akıl kapasitesi ve entelektüel düşünce biçimiyle ilintilidir. Mat ve cansız bir sarı maddi ve dünyasal konulardaki düşüncelerin zihni işgal ettiği ile alakalı bilgi verir. Sarı rank canlı ve parlak ise; zihinsel kalitenin yüksek olduğu ve kişinin ruhsal konularda yüksek  kapasiteye sahip olduğunu söylenebilir. Kirli bir sarı ise, kurnazlığın ve ihanetin göstergesidir. Aynı zamanda kirli tonlarda bir sarı, mide ve pankreas sorunlarına da işaret edebilir.
Yeşil; Canlı yeşil dengenin, uyumun, ahenkin ve anlayışın göstergesidir. Özellikle zümrüt yeşili, şifa konusunda çok yetenekli olduğunun bir işaretidir. Aurasında canlı yeşil renk hakim olan kişiler sakinleştirici ve bulundukları ortama huzur getirici etkilere sahiptirler. Eğer yeşil renk koyu ise, açgözlülük ve yalancılığın bir işaretidir. Kahverengine çalan yeşil renk kıskançlığın ve negatif ihtirasların habercisidir. Koyu ve çamurlu yeşil renk; kalp rahatsızlıklarının işaretidir.
Mavi; Canlı ve parlak bir mavi sezgisel yeteneklerin işaretidir. Daha çok dini inançları yoğun olan insanlarda görülür. Sanatçıların auralarında canlı mavi renk bulunur. İletişim yetenekleri güçlü ve ikna etme yeteneği olan insanların auralarında mavi renk hakimdir.

Çivit Mavisi; Daha çok üçüncü gözle ilişkilendirilen bir renktir. Sezgisel yetenekleri gelişmiş kişilerde görülür. Parlak ve canlı renkteki çivit mavisi kişinin sadakati ile ipucu verir.

 Mor ; Bu renkler ruhsal gücün simgesidir. Daha çok asalet ve ruhsallıkla ilişkilendirilen bu renkler aynı zamanda meditasyon yapan kişilerin aurasında da görülebilir.

Pembe; Aurada görülen canlı pembe renk duygusal yaşamda dengenin ve uyumun işaretidir. Merhametli ve yardımsever insanlarında auralarında pembe renk görülür.

Kahverengi; Genelde maddiyatla ilişkilendirilen bir renktir. Cimri ve açgözlü insanlarında auralarında sıkça görülür. Kestane rengi ise kişinin üstlendiği görevleri yerine getirebildiğini gösterir.
Siyah; Fizik bedenle,eterik beden arasında dar bir şerit halinde görülür. Ancak bunun dışında görülen siyah renk kişinin yaşamı ve kendi varlığını reddettiği anlamına gelir. Aurayı dolduran siyah renk karanlığın işaretidir. Eğer siyah aura içinde çizgiler halindeyse pozitif özellikleri yok edecektir. Karanlık yönleri olan, gizemli insanlarda görülür.
Gri; Durgunluk ve donukluğu simgeleyen bir renktir. Koyu tonlardaki gri ise korkuların ve aşırı karamsarlığın ifadesidir.
Beyaz; Aurasında beyaz renk hakim olan insanların kişisel bütünlüğe ulaştığını ve ruhsal anlamda oldukça gelişmiş olduklarını ve erdem sahibi olduklarını gösterir.

                                                   

SAĞ TARAFTAKİ OKLAR: 1-KÖK ÇAKRA 2-HARA ÇAKRASI 3-GÖBEK ÇAKRASI 4-KALP ÇAKRASI 5-BOĞAZ ÇAKRASI 6-ALIN (3.GÖZ) ÇAKRASI 7-TAÇ ÇAKRA

SOL TARAFTAKİ OKLAR: (ÜSTTEN ALTA DOĞRU) FİZİKSEL AURA,DUYGUSAL BEDEN, ZİHİNSEL BEDEN, RUHSAL BEDEN VE ETERİK BEDEN

 

HANGİ TAŞLAR HANGİ ORGANLAR İÇİN YARARLIDIR?

                                                

BEYİN:AMBER,YEŞİL TURMALİN,MAVİ TURMALİN,MAVİ DANTELLİ AGAT

KULAK:AMBER,KIRMIZI-SİYAH VE KARYAĞDI OBSİDYEN,SELESTİT,RODONİT,TURUNCU KALSİT

GÖZLER:AKUAMARİN,KALSEDON,KRİZOPRAZ,ZÜMRÜT,CHAROİTE,FLORİT,ATEŞ AGAT

DİŞLER:AKUAMARİN,RUTİL KUVARS,FLORİT

BOYUN:AKUAMARİN,KUVARS

OMUZLAR:SELENİT

KASLAR:KUPRİT,MAGNETİT,DANBURİT

AKCİĞER:PEMBE TURMALİN,PERİDOT,RODONİT,AMBER,DİOPTAZ,KUNZİT,LAPİS LAZULİ, TURKUAZ, RODOKROSİT,KRİZOKOL

DALAK:AMBER,AKUAMARİN,AZURİT,KANTAŞI,KALSEDON

KARIN:YEŞİL FLORİT,ATEŞ AGAT

BAĞIRSAK:PERİDOT,SELESTİT,YEŞİL FLORİT

KOLLAR:MALAHİT,JADE

PROSTAT:KRİZOPRAZ

TESTİSLER:JADE,TOPAZ,AKİK

ELLER:MOLDOVİT,AKUAMARİN,AYTAŞI

İSKELET SİSTEMİ:AMAZONİT,AZURİT,KRİZOKOL,KALSİT,KUPRİT,FLORİT,DENTRİT AGAT,PİRİT

SİNİR SİSTEMİ:AMBER,JADE,LAPİS LAZULİ,YEŞİL TURMALİN, DENTRİT AGAT

ÇENE:AKUAMARİN

BOĞAZ:AKUMARİN,LAPİS LAZULİ,MAVİ TURMALİN,AMBER,YEŞİL JASPER

TİROİT:AMBER,KALSEDON,AZURİT,MAVİ TURMALİN

KALP:PEMBE KUVARS,CHAROİT,RODONİT,GARNET(LAL),DİOTAZ

KARACİĞER:KIRMIZI JASPER,KANTAŞI,AKİK,DANBURİT

SAFRA KESESİ:AKİK,JASPER,SİTRİN,KAPLANGÖZÜ,KALSEDON

BÖBREKLER:AKUAMARİN,KANTAŞI,HEMATİT,JADE,PEMBE KUVARS,DUMANLI KUVARS,MUSKOVİT

PANKREAS:RUBELİT,KRİZOKOL,MAVİ DANTELLİ AGAT

OMURGA:GARNET(LAL),TURMALİN,LABRODORİT

KADIN ÜREME SİSTEMİ:AKİK,AYTAŞI,KRİZOPRAZ,AMBER,UNAKİT

KAN VE DOLAŞIM SİSTEMİ:AMETİST,KANTAŞI,KALSEDON,HEMATİT,MAGNETİT

VARİS:KARYAĞDI OBSİDYEN,MAGNETİT

DİZLER:AZURİT,JADE

EKLEMLER:KALSİT,RODONİT,MAGNETİT

DERİ:KAHVERENGİ JASPER,YEŞİL JASPER,AZURİT

AYAKLAR:ONİKS,DUMANLI KUVARS,APOFİLİT

ENDOKRİN SİSTEMİ:AMETİST,AMBER,PEMBE TURMALİN,SARI JASPER

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ:AMETİST,SİYAH TURMALİN,LAPİS LAZULİ,MALAHİT,TURKUAZ

SİNDİRİM SİSTEMİ:KRİZOKOL,KIRMIZI JADE,YEŞİL JASPER

METABOLİZMA:AMETİST,SODALİT

SIRT:MALAHİT,SAFİR,LAPİS LAZULİ

 

REİKİ

Rei heryerde varolan, ki: ruhsal yaşam enerjisi anlamına gelmektedir. Sözcük anlamı, Japonca'da, "Evrensel Yaşam Enerjisi" anlamına gelmektedir. Hz.İsa 'nın nasıl şifa verdiği ile ilgili sorular 1900'lü yılların başında Japon bir rahip olan Dr.Mikao Usui tarafından çok eski olan şifa yönteminin araştırılmasıyla ortaya çıkmıştır. Reikinin tarihi çok daha eski olmasına rağmen bu bilginin günümüze ulaşmasındaki en önemli kişi bu konuyu derinlemesine araştıran Mikao Usui'dir. Reiki herhangi bir din yada inanç şekli değildir her inanca sahip insan tarafından kolaylıkla uygulanabilir.

Reiki tıbbı reddetmez aksine tıbbi tedaviye destek olma işlevindedir.Hastaların mutlaka tıbbi tedavi görmesi gerektiğini savunan reiki uygulayıcıları reikinin faydalarını tüm dünyanın daha iyi görmesini sağlamışlardır. Alternatif tıp içinde anılmasına rağmen, REİKİ alternatif bir tıp yöntemi değildir. Tıbbî müdahalelerin yerine geçmez. Tıp tedavilerinin olumsuz yan tesirlerini azaltmanın yanı sıra, tedavinin olumlu sonuçlarının gelişmesine katkıda bulunur. Ağrıyı ve stresi azaltarak veya yok ederek pozitif forma girmenizi sağlar.
Reikinin hiç bir zararı yada yan etkisi yoktur, zamanla unutulmaz ve etkisi kaybolmaz. Bir çok hastalıkta tıbbi tedaviyi tamamlar,zihinsel ve bedensel gerginliklerden kurtulmayı sağlar, ilaçların yan etkisini azaltır,yorgunlukları giderir,bağımlılıklardan kurtulmaya yardımcı olur, kısaca sağlık ve kişisel gelişim anlamında önemli pozitif etkiler sağlar.Reiki etkili olarak soğukalgınlığı, yanıklar,yaralar ağrılar, sızılar gibi rahatsızlıklardan; kanser, kalp hastalıkları, tansiyon, gibi ciddi hastalıklara kadar bir çok sağlık sorununda son derece etkilidir. Özellikle; yeni oluşmuş hastalıklarda çok daha kısa zamanda etkisini gösterecektir.
Reiki bugün dünyada yaklaşık iki milyon kişi tarafından uygulanmaktadır ve bu sayı her geçen gün artmaktadır. Dünyada bir çok sağlıkı kuruluşu reiki uygulamayı bütünleyici kabul etmekte ve reikiyle ilgili çalışmalara önem vermektedir.
Reiki uygulayıcılarda sezgileri güçlendirir, ruhsal farkındalığın artmasını sağlar. Reiki evrensel bir enerjidir ve hiç bir kişinin tekelinde değildir. Reiki ile herkes kendinin şifacısı olabilir.

MEDİTASYON

Meditasyon çok eskilere dayanan bir tekniktir. Ve birçok kültürde varlığını sürdürmektedir. Önceleri Doğu' ya has bir yöntem olan meditasyon modernize edilerek günümüz insanlarının kolayca uygulayabileceği hale getirilmiştir. Meditasyon, basitçe zihnimize doğru şeyleri düşünmeyi öğretmenin bir yoludur. Bedenimizi ve zihnimizi sakinleştirerek iç güçümüzle temasa geçebilmemizi, iç güçlerimizi dinleyebilmemizi sağlar.

Meditasyon kişilerin  stresini azalttığı, hatırlama ve öğrenme yeteneğini geliştirdiği, yaşam enerjisini  ve iç sakinliğini dolayısıyla iç huzurunu arttırdığı bilinmektedir. Sistemli ve düzenli bir şekilde yapıldığı takdirde sonuçlarına kısa bir sürede ulaşabilirsiniz.

Meditasyon deneyimleri kişiden kişiye değişiklik gösterir. Kişinin uygulamış olduğu teknik buna en büyük etkendir. Kişi kendisine en uygun tekniği deneme yanılma yoluyla bulabilir.

Günün her hangi bir zamanında yapabileceğiniz gibi, sabahın erken saatlerinde yapacağınız bir meditasyon gün boyunca size etkisini daha fazla hissettirecektir.

Teorik olarak meditasyonu bir kitaptan öğrenmek mümkündür. Ancak yeni başlayan kişinin kafasına takılan ve sormak isteği soruları olacağından bir ögretmen eşliginde başlaması daha faydalı ve hızlı olacaktır.

Meditasyon kişinin kendini mutlu,huzurlu,kendine güvenen,korkusuz,hoşgörülü,coşkulu,neşeli ,hayattan daha fazla tad alan bir kişi olmasına en önemlisi de kendini fark etmesine yardımcı olur. Kişiyi  ruhsal ve bedensel yönden  daha sağlıklı olmasını sağlar.

YOGA

Yoga, farklı hareketlerin bir araya gelmesinden oluşan vücut, zihin ve ruhu kapsayan oldukça eski bir kendini geliştirme sistemidir. Vücudun tüm bölümlerini esnetip, her bir noktayı ayrı ayrı çalıştırır .Zihni ve ruhu dinlendirir ve tüm bedenin huzura kavuşmasına yardımcı olur. En önemlisi; yüksek seviyede enerji akışını sağlayabilme olanağı tanır. 

Hindistan'da binlerce yıl once doğmuş bir yaşam biçimidir. Dünyadaki en eski kişisel gelişim sistemidir. Yoga da vücut bir araç gibi görülür. Beyni aracın sürücüsü, aracın modelini ruh ve araçın hareketi için kullanılan gücü de faaliyet,duygu ve zeka olarak belirlediler. Aracı yani beyni, ruhu ve faaliyet - duygu - zeka üçlüsünü düzgün ve iyi bir şekilde kullanabilmek için eşsiz bir method geliştirdiler.

Yoga vücut, zihin ve ruhu kapsayan oldukça eski bir kendini geliştirme sistemidir. Yoga düzenli olarak yapıldıkça; vücudun diri, metabolizmanın dengeli, sinir sisteminin güçlü, kan dolaşımı ve hormonal fonksiyonların düzenli olarak çalışmasına katkıda bulunur. Zihne ve ruha huzur ve mutluluk getirir. Vücudun esnekliğini sağlar. Kaslara, eklem yerlerine iç organlara ve sinir sistemine güç verir; sağlamlaştırır. Solunum organlarının düzenli çalışmasını sağlar, düzenli nefes almayı öğretir, sindirim problemlerini çözer, iç salgı bezlerini çalıştırarak normal dengeyi sağlar, omurga sinir sistemine güç verirerek hastalıkları önler, zihnin durulmasını sağlar ve olumlu düşüncelerin üretilmesini sağlar; bütün bedeni güçlendirip dinçleştirir, vücudu güzelleştirir, rahatlık verir, sakinleştirir ve sabırlı olmayı öğretir; insanı özbenliğine kavuşturur.

Yoga, içsel bir uygulamadır, yani kişinin kendini bütünsel olarak geliştirmesiyle ilgilidir. Burada amaç, insanın ve dünyasının iyileştirilmesidir.

Yoga, insana kendini tanımasını, tanıyabilmesi için gözlem yapabilmesini öğretir. Böylece insan kendini tanıdıkça varlığına ters düşen davranışlarından kurtulur, çevresinde bulunan güzellikleri kendisine katar.

SICAK TAŞ TERAPİSİ

Sıcak Taş Terapisi, ilk olarak 1993 yılında Arizona’da Mary Nelson Hannigan tarafından bulunmuş olup, Mary Nelson Hannigan 1999 yılında ilk kez İngiltere’de bu masaj tekniğini yaygın olarak kullanmaya ve başka insanlara öğretmeye başlamıştır.

Sıcak Taş Terapisi (Lastone Theraphy), ısıtılmış taşlar kullanılarak taşa hapsolmuş ısının bedenin derinlerinde hissedilmesini sağlayan bir masaj terapi çeşididir. Sıcak taş terapisi, ısıtılmış veya soğutulmuş volkanik lav (bazalt) taşlarıyla özel bir teknik kullanılarak uzman kişiler tarafından uygulanmalıdır.

Sıcak Taş Terapisinde kullanılacak olan taşın uzun süre ısıyı üzerinde tutma özelliğine sahip olması gerekmektedir. Bu nedenle bu özelliğe sahip olan volkanik lav (bazalt) taşları ile yapılır. Bu pürüzsüz, parlak ve değişik boylardaki yassı taşlar su içerisinde ısıtılıp, belli bir ısıya geldiklerinde uzman tarafından vücuttaki kilit noktalara yerleştirilir.Taşların vücuda verdikleri ısı sayesinde kan dolaşımı hızlanır. Sıcak taş terapisinden sonra aromaterapi (aromatik yağlar ile yapılan masaj türü) uygulanır.

Sıcak taş terapisi çok özel bir terapi çeşidi olmakla birlikte, taşların enerjisi masaj uygulanan kişiye fiziksel bir rahatlamanın yanı sıra duygusal ve zihinsel açıdan da sakinlik ,huzur ve arınmışlık hissi verir.

Sıcak Taş Terapisi, periyodik olarak uygulandığında, kronikleşmiş sıkıntılar üzerinde de çok etkilidir. 

·        Bel ve Sırt Ağrısı, Spor Yaralanmaları, Kas, Kemik ve Eklem Rahatsızlıkları,

·        Stres, Gerginlik, Uykusuzluk, Baş ağrısı

·        Regl Sancıları, Hamilelikte yaşanılan Bel-Sırt Ağrıları,

·        Solunum, Dolaşım, Sindirim Sorunları

TAŞLAR HAKKINDA BAZI GENEL BİLGİLER

Taşlar  hakkında ayrıntılı bilgilere ulaşacağınızı düşündüğümüz bu siteyi hazırlarken bazı durumlarda tedavi amacıyla farklı bir çok taş alternitifi sunduk, buradaki amaç evnizde halihazırda bulunan taşları değerlendirmeniz ve taşlara olan ilgi alanınızı ve bilginizi genişletmenizi sağlamaktır. 

Sıkça sorulan ve piyasa da taşlar hakkında deneyime ve yeterli bilgiye sahip olmayan herkesin kendine göre cevapladığı ve çevresini yanlış/eksik bilgilendirdiği soruların yanıtlarını dünya da taş otoritelerince kabul görmüş, dünyanın her yerinde uygulanan ve uygulanmış yöntemler ile ilgili bir kaç sorunun cevabını verelim.

1-Taşlarla ile tedavi pahalı bir yöntemidir?

Sitemizde bahsetmiş olduğumuz taş çeşitleri size fiyat açısından da alternatif olması için çeşitlendirilmiştir. En pahalı taş en çok işe yarar diye bir kural yoktur.

2-Taşları nereden edinebilirim?

İnternet veya taş mağazalarından işinin uzmanı olan belli bir bilgi ve deneyime sahip olan kişilerin bulunduğu yerlerden almanız, hem sahte bir taş almanızı hemde taşınızı alırken taşınız hakkında detaylı bilgi alabilmenizi sağlar.

3-Benim taşım hangisi?

Öncelikle taşı tedavi amacıyla alıyorsanız uzman kişilerden hangi taşı alacağınız hakkında bilgi almanız , alacağınız taşı öğrendikten sonra elinize aldığınızda size kendinizi iyi hissettiren taşı almanızı tavsiye ederiz.

4-Bütün taşların etkisi aynı mıdır?

Bütün taşların etkisi aynı değildir. Bazı taşlar diğerlerine göre çok daha güçlü enerjiye sahiptir ve çevrelerine çok güçlü titreşimler yayarlar. Kişiye göre farklılıklar gösterebilir.

5-Başkasının kullandığı taşı kullanabilirmiyim?

Başkasının kullandığı taşı kullanmadan önce önce temizlemeniz gerekmektedir.

6-Taşları tedavi amacıyla nasıl kullanmalıyım?

Taşlar hakkında ayrı ayrı yazmış olduğumuz detaylı bilgiler de hangi taşın nasıl kullanılacağına değindik. Bu konuda daha ayrıntılı bilgilere de bizden ulaşabilirsiniz. Taşlarla tedavi hakkında hem yılların deneyimi, birikimi ve yaşamış olduğumuz tecrübelerle hizmetinizdeyiz.

Taşlar, mineral olarak içerikleri ve etrafa yaymış oldukları titreşimler nedeniyle kullanım farklılıkları gösterirler.

Taşların kimisinin tene temas etmemesi gerekir,  kimi iksir olarak zehirli olabilmesi nedeniyle kullanılmamalıdır. Bu konulara çok dikkat edilmeli, doğru yerden ve uzman kişilerden taş alınmalı, kullanım özellikleri hakkında bilgi alınıp, uygulanmalıdır.

Buna göre, taşları cepte, yastık altında, kolye veya bilezik olarak direkt tene temas halinde, iksir olarak, masaj terapisinde , evinizde kullanabilirsiniz.

TAŞIMI NASIL TEMİZLEMELİYİM?

Kullanmış olduğumuz taşlar bedenimizdeki ve çevremizdeki negatif enerjileri ve titreşimleri emdiği için taşlarımızı belli periyotlarla temizlemeliyiz. Uzun süre temizlenmemiş bir taştan faydalanmamız en düşük düzeyde olacaktır.

Yeni bir taş satın aldığınızda, başkasının taşını kullanacağınız zaman ve kullanmakta olduğunuz taşınızı temizlemeniz gerekmektedir.

Farklı çeşitlerde temizlenme yöntemleri vardır.

·        Akan suyun altında temizleme,

·        Bir gece boyunca deniz tuzu dolu bir kapta bekletme,

·        Topraklama (Saksı dibine veya bahçedeki toprağa taşı koyarak 24 saat bekletme)

 

Anasayfa   |    Hakkımızda   |    Ürünlerimiz   |    Taşlar Hakkında   |    Yararlı Bilgiler    |   Basında Biz   |   İletişim