Doğanın Mucizesi
Taşlar
Demir(Fe), Altın (Au) gibi elementler dışında Kur-an’ı
Kerim üç taştan söz eder: İnci,Mercan ve Yakut.
Taşlar insan bedeni ve ruhundaki bir bölgeyi tedavi
ederken diğer bölgelere zarar vermez.
Minerallerin
Sağlığımızdaki Yeri
Taşlar ve
Mineraller
Vücudumuzda faydalı olan bitkilerin yapısında mineraller,
vitaminler bulunur. Aynı şekilde
taşlarda mineral veya minerallerin bileşmesinden meydana gelir.
İçtiğimiz su,soluduğumuz hava ,bastığımız ve bitkileri
yetiştirdiğimiz toprak ve taşlar da saf mineral ve mineral bileşikleridir.
Günümüzde hayat şartları her geçen gün daha da zorlaşıyor. Stres ve yorgunluk
vücudumuzda negatif bir enerjinin depolanmasına neden olur. Bu enerji yüklemesi
bizi rahatsız eder, uzun süre bu negatif enerjiyi üzerimizden atamazsak daha
ileri boyutlarında sağlımızı bile kaybedebiliriz.
Bedenimizdeki bu negatif enerji yükünden toprağa basarak,
akan suya dokunarak kurtuluruz. İşte bu
nokta da taşlar devreye girer, üzerimizden sürekli taşıyacağımız bir ametist vücudumuzun
negatif enerji yüklenmesine baştan engel olur yani bizi korur.
İnsan vüdunun 3/4 ü sudan oluşmaktadır. Bunun dışında;
bakır, çinko, kurşun, magnezyum, iyot, fosfor, potasyum, sodyum, kükürt gibi
mineraller bulunur. Yani doğa da bulunan mineraller vücudumuzda da yer alır.
İnsan topraktan gelir sözü aklımızdan bu cümlelerde geçmektedir.
Taşlar ve insan
vücuduna etkileri:
Öncelikle taşları ve yararlarını anlayabilmemiz için
mineralleri tanımamız gerekir.
Daha önce mineral
nedir? Sorusuna cevap verelim. Mineral;
vücudumuzun sağlıklı olabilmesi için gerekli olan vücudun kendi kendine
oluşturamadığı inorganik maddelerdir.
Vücudumuzda bulunan
minerallerden kısaca bahsedelim.
İnsan vücudunun ; %63’ü oksijen, %19’u karbon,%9’u hidrojen,%5’i nitrojen,%1.5’ u kalsiyum ve
%0.6’sı fosfor dan meydana gelmektedir.
İnsan vücudunun hem minerallere hem de vitaminlere
ihtiyacı vardır. Vitamin ve mineraller birlikte çalışarak vücut sağlığının
korunması için büyük önem taşırlar. Vücuttaki vitamin ve mineral eksiliği ciddi
rahatsızlıklara yol açar.
İnsan vücudunun aşağıdaki belli başlı minerallere ihtiyacı
vardır.
- Demir
- Magnezyum
- Kalsiyum
- Potasyum
- Selenyum
- Çinko
- Manganez
- İyot
- Fosfor
- Sodyum
- Bor
- Flor
- Krom
- Bakır
- Kükürt
Mineraller ve
Özellikleri
Demir(Fe)
Minerali: Bağışıklık
sistemini güçlendir.Vücut direncini artırır.
Demir eksikliği; Konsantrasyon
bozukluğu,halsizlik,yorgunluk,asabiyet,saç ve tırnaklarda kırılma , solgunluk
gibi sorunlara yol açar. Aynı zamanda, demir eksikliği kansızlığa(anemi) neden
olur.
Magnezyum(Mg) Minerali: Magnezyum, sinir sisteminin aşırı duyarlılığını azaltır
ve sakinleşmeye yardımcı olduğu için
" Anti-stres Minerali " olarak da bilinir. Ayrıca cildi
düzgünleştirir, saçı güzelleştirir, tırnakları kuvvetlendirir.
Magnezyum
Eksikliği; Magnezyum eksikliği kalp, böbrek, beyin ve karaciğer
fonksiyonlarında sorunlara neden olarak halsizlik, iştahsızlık, huzursuzluk ve
uyku bozukluları, dalgınlık, hafıza zayıflığı, öğrenme güçlüğü, böbrek
yetmezliği, kalp çarpıntısı, kramp gibi problemlere neden olabilmektedir. Alkol
ve sigara kullanımı magnezyum eksikliğine yol açtığı için özellikle alkol ve
sigara kullanan kişilerde magnezyum eksikliği çok görülür.
Kalsiyum(Ca) Minerali: Kalsiyum,insan vücudunun yaklaşık yüzde ikisi kadarını içerir.
Bu oranın % 98 i kadarı kemiklerde,% 1 i dişlerde geri kalanı da dolaşım
sistemi ve dokularda bulunur. Bu yüzden kalsiyum vücut için hayati önem taşır.
Kalsiyum
eksikliği; uykusuzluğa,gerginliğe,kas gerginliğine, kemik ağrılarına ve en
önemlisi kemik erimesine neden olur.
Potasyum (K) Minerali: Potasyum kasların işlevinde çok önemli bir yer tutar.
Özellikle kalp kasının düzenli çalışması vücuttaki potasyum düzeyiyle yakından
ilgilidir.
Potasyum eksikliği; kas ağrılarına,
kalp çarpıntısına, yorgunluğa vs. neden olur.
Selenyum
(Se) Minerali: Selenyum, bağışıklık sistemini güçlendirir ve kanser riskini azaltır. Hücreleri korur ve yaşlanmayı
geciktirir. Kalp hücrelerini destekleyerek kalp ve damar sağlığının korunmasına
yardımcı olur. Sperm üretimi ve canlılığı olmak üzere, üreme sağlığında rol
alır. Vücuttaki zehirli maddelerin zararlı etkilerini azaltır ve vücuttan
atılmalarına yardımcı olur. Karaciğerin faaliyetlerini düzenler.
Selenyum Eksikliği; Ciddi kas zayıflıkları, kalp ve damar sağlığında
bozulmalara neden olan selenyum eksikliği, çocuklarda da gelişimin
yavaşlamasına neden olur. Göz sağlığını olumsuz etkiler. Erken yaşlanma, sinir
sistemi hastalıkları, zekâ geriliğine ve sperm üretimi azalarak kısırlığa neden
olabilir.
Çinko
(Zn) Minareli: Protein sentezi, büyüme ve cinsel gelişimin yanı sıra
bağışıklık sistemi için gereklidir. Vücudun kendi kendini iyileştirmesi ve
yenilemesi gereken durumlarda ve zihinsel fonksiyonlarda önemli roller
üstlenir. Cildin ve kasların erken yaşlanmasını önler. Hücre yenilenmesini
destekleyerek cildi güzelleştirir, tırnakları güçlendirir ve saç dökülmesini önler.
Çinko Eksikliği; Çinko eksikliğinde, bağışıklık sistemi zayıflar;
halsizlik, yaraların geç iyileşmesi, saçlarda zayıflama, dökülme ve tırnaklar
üzerinde beyazlama gibi belirtiler görülür.
Manganez
(Mn) Minerali: Kemiklerin büyümesi ve gelişmesi için gerekli bir
mineraldir. Sinir fonksiyonlarında ve gelişiminde etkilidir. Cinsel gücü
arttırır .Kanın normal pıhtılaşması için gereklidir.
Manganez Eksikliği; Yorgunluk, unutkanlık, kısırlık, kilo kaybı, özellikle
çocuklarda gelişim bozuklukları, bulantı, kusma, saçlarda beyazlaşma ve saç
uzamasında yavaşlamaya neden olur. Ayrıca, diyabet ve pankreas bozuklukları görülebilir.
Diyabet hastalarında vücutta olması gerekenin yarısı kadar manganez
bulunmaktadır.
İyot
(İ) Minerali: İyot Mineralinin büyük bir kısmı Tiroid bezinde bulunur
ve Tiroid bezinin fonksiyonlarını düzenler. İyot, tiroid bezinin etkilediği
zihinsel fonksiyonlar, normal büyüme ve gelişme, enerji kullanımı ve kilo
kontrolü, beyin ve sinir sisteminin düzenli çalışması gibi başlıca
fonksiyonlarda önemli görevler alır.
İyot Eksikliği; Tiroit bezinin fonksiyonlarını yerine getirmesine engel
olarak başta guatr olmak üzere, zekâ geriliği, gelişim
bozukluğu ve kısırlığa neden olur.
Fosfor
( P) Minerali: Kemik ve diş yapısının temelini oluşturan fosfor, kalp düzeni, böbrek fonksiyonları,
kaslar, sinirler ve beyin için gereklidir. Hücre büyümesine yardım eder.
Fosfor Eksikliği; Kasların ve kemiklerin güçsüzleşmesine neden olur. Sinir
- kas ilişkisinde ve beyin fonksiyonlarında aksaklıklara yol açar.
Sodyum
(Na) Minerali: Vücutta sodyum su dengesinin korumasında ve besinlerin hücre duvarından geçişinde görev alır.
Sodyum Eksikliği; Halsizlik, baş dönmesi, çarpıntı, tansiyon düşüklüğü, konsantrasyon
zayıflığı, baş ağrısı, depresyon, mide bulantısı ve kas
krampları gibi sağlık sorunları oluşur.
Bor
(B) Minerali: Beyin fonksiyonlarının korunması ve gelişmesinde ,kemik
ve diş sağlığının korunmasında önemli rol almaktadır.
Bor Eksiliği; D vitamini eksikliğine ve buna bağlı olarak kemik erimesi ve
zayıflamasına ve kemiklerin daha kolay kırılmasına neden olur. Konsantrasyon
zorluğu ve unutkanlık görülebilir.
Flor (F) Minerali: Kemiklerin, dişlerin ve dişetlerinin korunmasında önemli rol oynar.
Flor Eksikliği; Dişlerin çürümesine ve dolasıyla ağız
sağlığının bozulmasına neden olur. Aynı zamanda da kemiklerin kolay kırılması,
eklem ve kemik ağrıları görülür.
Krom
(Cr) Minerali: Kan şekeri ve kolesterol seviyesini kontrol eder ve
dengede tutar. Böylece özellikle şeker hastaları için çok faydalıdır. Kemik
erimesini ve yaşlanmanın etkilerini azaltır. Ayrıca, krom minerali vücuttaki
yağı kasa dönüştürerek, vücut hatlarının daha düzgün görünmesine ve kas yapmaya
yardımcı olur.
Krom Eksikliği; Huzursuzluk, halsizlik ve yorgunluğa neden olur. Damar
sertliği ve şeker hastalığı riskini artırır. Vücudun
yağlanmasına da neden olmaktadır.
Bakır
(Cu)Minerali: Vücut dokusunun yenilenmesinde ve kemik yapısının güçlenmesinde gereklidir.
Enerji üretiminde görev alır. Beyin ve sinir sistemi sağlığı için gereklidir.
Saç ve deri sağlığı için faydalıdır.
Bakır Eksikliği; Vücut direncinin
azalmasına, güçsüzlük, deride yara ve egzama gibi problemlere yol açar. Ayrıca, saç dökülmesi, iştahsızlık, ishal ve çarpıntı meydana gelebilir. Bağışıklık sistemi zayıflar. Kemikler ve
dokuların yapısı olumsuz etkilenir.
Kükürt(S)Minerali: Solunum sisteminin sağlıklı çalışmasına katkıda bulunur
ve vücudun oksijen dengesini korur. Beyin fonksiyonlarının çalışmasını
destekler. Saç, tırnak ve cilt sağlığı için gereklidir. Karaciğerin düzenli
çalışmasına yardımcı olur.
Kükürt Eksikliği; Saçlarda zayıflık ve deride solgunluk görülür.
Şimdiye kadar taşların oluşumunda önemli yer tutan minerallerin vücudumuzda
ne kadar önemli olduğu , eksiklerinin ne gibi ciddi sağlık problemlerine neden
olduğu konusunda bilgi vermeye çalıştım.
Taşlar; bünyesinde bulundurduğu mineraller yardımı ile bedenimizde mineral
bakımından eksiklikler var ise bunları tamamlamaya yardımcı olur ,diğer bir taraftan da vücut
sağlığımızı etraflarına yaymış oldukları enerji ile dengelemeye çalışırken ,
ruh sağlığımızı da vücudumuzda ve çevremizde bulunan negatif enerjileri emip,
pozitif bir enerji halinde vucudumuza ve bizi çevreleyen dış dünyaya
aktarırlar.
Bu nokta da, taşların 3 faydasından bahsedebiliriz.
1-Vücut Sağlığı
2-Ruh Sağlığı
3-Çevre sağlığı
TAŞLARIN
HAYATIMIZDAKİ YERİ
Değerli taşlar eski çağlardan beri özellikle kadınların
etrafa yaydıkları ışıltıyla dikkatini çekmiştir. Günümüzde ise, alternatif
tıptaki gelişmeler nedeniyle taşların iyileştiri etkisi olduğu yaşanılan bir
çok deneyimle doğrulanmış olup, gün geçtikçe insanların bu konuda bilgilendiği
araştırmalar yaparak yeni şeyler öğrendiği ve yeni arayışlara girdiği
gözlenmiştir.
TAŞLARIN
ŞEKİLLERİ
1-DOĞAL
TAŞLAR:İşlenmemiş, ham
olarak doğadaki kayaçlardan elde edilen taşlardır. Enerjilerini oldukları gibi
korudukları için doğal taşlar genellikle tedavi için kullanılır.
2-TAMBUR
TAŞLAR: Tamburlama makinası denilen makinanın
içerisine çeşitli aşındırıcılar (su veya başka taşlar yardımı ile) ile birlikte
keskinliklerinin giderilmiş ve yuvarlak hatlı bir hale getirilmiş halidir.
3-TAKI
TAŞLARI(MÜCEVHER TAŞLARI): Değerli
veya yarı değerli taşlar doğadaki halleriyle maddi anlamda çok değerli değildir
ancak onları değerli hale getiren şeyler:Kesim,Renk,Berraklık ve Karat‘ tır.
4-İŞLENMİŞ
TAŞLAR: Ham
taşların belli bir forma getirilmiş halidir. Çok çeşitli kesim şekilleri
olabilir. Kabuşon, fasetli, oyma vs. gibi.
TAŞLARLA TEDAVİ YÖNTEMLERİ
Günümüzde
bir çok taş fiziksel ve psikolojik kökenli hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır.
Bunun dışında, zihinsel yetenekleri güçlendirmek,ruhsal açıdan kendimizi
geliştirmek,çevremizdeki pozitif enerjiyi çekmek, negatif enerjiyi dağıtmak ve hislerimizi
güçlendirmek için kullanılır.
1-Taşların vücutta sorunlu
bölgelere konulması şeklinde:
Sıcak
Taş Terapisi(ılık taş terapisi). Isıtılmış taşlar kullanılarak ısının vücuda
nüfuz ettirilmesini sağlayan masaj terapisi. Bir de taşların çakraların üzerine
konulmasıyla yapılan çakra uygulaması.
2- Taş
Suyu(Taş İksiri):
Su kullanılmadan önce taşın basitçe suda bir süre
bekletildiği yöntemidir. Bu suları içebilir veya banyo da kullanabilirsiniz.Taş
banyoları genellikle cilt rahatsızlıklarında ve vücudun stresten arınması,kişinin
rahatlaması için yapılır. Yanlız burada değinmemiz gereken en önemli nokta, her
taşın iksir için uygun olmadığıdır. Taş iksirleri bilinçli bir şekilde
hazırlanmalıdır. Örneğin,Bakır(Cu) elementi kullanılarak iksir hazırlanmaz. Bilindiği üzere, Bakır (Cu)
zehirleyici bir elementtir.
3-Vücutta
tene değen bir nokta da taşımak:
Yanlızca hastalanmış bölgeyi tedavi etmek yerine tüm vücudun dengesini
sağlamak ve vücudu dış etkenlerden korumak amacıyla kullanılır.En çok bilinen ve tercih edilen yöntem olmakla birlikte
kullanılan taş hangi çakra ve hangi organa iyi gelecekse organın üstünde tutulması faydalı olacaktır.
İŞLENMİŞ Mİ DOĞAL TAŞ MI DAHA
ETKİLİ?
“Renkler ve Kristaller” kitabının yazarı “Joy Gardner”ın yorumuna
göre; “pürüzlü ve işlenmemiş taşlar içimizde saklı duyguları ortaya çıkarır;
işlenmiş taşlar ise içimizdeki karanlığı aydınlatırlar”. demiştir.
BENİM
TAŞIM HANGİSİ?
Doğru taşın hangisi olduğuna karar vermek için izlenecek tek
yol vardır. Her taşın ayrı ayrı özelliği olduğu unutmamalıyız. Ancak, doğru taş seçiminde kişinin hisleri çok
önemlidir. Öncelikle; taş almaya
gittiğinizde neyle alakalı bir taş istediğinizi taşı satan uzman kişiye sorun. Taşı
öğrendikten sonra beğendiğiniz, size pozitif enerji veren taş sizin taşınızdır.
TAŞLARIN
TEMİZLENMESİ VE SAKLANMASI
Sıra geldi aldığınız taşların bakımı ve saklanmasına.....
Birçok taş kırılabilen bir yapıya sahiptir. Tamburlanmış
taşların saklanması diğer kristallere göre daha kolaydır. Tambur taşlarınızı
kadife bir çanta içinde rahatlıkla muhafaza edebilirsiniz.Ancak, doğal halde
işlenmemiş taşlarınız daha hassas olacağından bunları tek tek muhafaza etmenizi
öneririz.
Taşları temizlemenin 2 yolu vardır. Bunlardan ilki,
taşınızı 12 saat ila 24 saat toprağın üstüne bırakmaktır. Diğer bir yol ise,
akan suyun dibine veya bir kap suda 12 saat ila 24 saat bekletmektir. Temizlemek
için geçecek süre taşın kullanılış şekline göre değişir. Çoğu kaynakta, taşları
tuzlu suyla ve direkt tuza bırakmaktan da bahsedilmektedir. Ancak, bazı taşlar
deniz tuzu ile arındırılır.
Programlanacak olan kristal kuvarsları deniz tuzu veya
deniz suyu ile arındırmak gerekir. Bu arındırmayı çabuklaştırmak için 2-3 damla
elma sirkesi ilave edilerek işlem hızlandırılır. Yanlız, deniz tuzu/deniz suyu
bütün taşların temizlenmesi için tavsiye edilmez. Nedeni ise; taşların yapısı
ve güzelliğini bozmasıdır.
ÇAKRALAR
Çakralar; insan bedeninde bulunan yaşamsal
enerjiyi tüm vücuda dağıtan enerji merkezleridir. Çakralar canlıların bedeninde
bulunan enerji odaklarıdır ve 7 temel
çakra vardır. Bu 7 temel çakra vücudumuzda bulunan 361 adet akupunktur
noktasının 7 ana noktada geriye doğru toplanmış halidir.
1-TAÇ ÇAKRASI
2-ALIN ÇAKRASI(3.GÖZ)
3-BOĞAZ ÇAKRASI
4-KALP ÇAKRASI
5-SOLAR PLEKSUS ÇAKRA(GÜNEŞ SİNİR AĞI
MERKEZİ)
6-SAKRAL ÇAKRA
7-KÖK ÇAKRA
ÖZELLİKLER |
1.ÇAKRA |
2.ÇAKRA |
3.ÇAKRA |
4.ÇAKRA |
5.ÇAKRA |
6.ÇAKRA |
7.ÇAKRA |
ADI |
TAÇ ÇAKRA |
ALIN ÇAKRASI (ÜÇÜNCÜ GÖZ) |
BOĞAZ ÇAKRASI |
KALP ÇAKRASI |
SOLAR PLEKSUS |
SAKRAL ÇAKRA |
KÖK ÇAKRA |
VÜCUTTAKİ YERİ |
BAŞ ÜSTÜ |
KAŞLARIN ORTASINDA, KAŞLARIN BİR PARMAK KALINLIĞI KADAR ÜSTÜNDE |
BOYUN, BOĞAZ |
KALP HİZASI |
GÖĞÜS KEMİĞİNİN ALTINDA MİDENİN ARKASI |
ALT KARIN VE GÖBEK ARASI |
OMURGANIN SONU, KUYRUK SOKUMU |
ETKİLEYEN MADDE |
GENEL KOZMİK |
DUYU DIŞI |
ESİR MADDESİ |
HAVA |
ATEŞ |
SU |
TOPRAK |
ETKİ BEZİ |
EPİFİZ |
HİPOFİZ,GENEL BEZ |
TİROİD BEZİ |
TİMUS BEZİ |
PANKREAS |
PROSTAT, YUMURTALIK |
BÖBREK ÜSTÜ BEZİ |
RENGİ |
MENEKŞE RENGİ |
ÇİVİT MAVİSİ (İNDİGO) |
MAVİ |
YEŞİL(İKİNCİL RENGİ PEMBE) |
ALTIN SARISI |
TURUNCU |
KIRMIZI |
TAŞI |
AMETIST, KRİSTAL KUVARS |
LAPIS LAZULI, SAFIR, SODALITE |
AKUAMARIN, TURKUAZ, KALSEDON, KRİZOKOL |
KUNZIT, ZÜMRÜT, YEŞIL YEŞIM TAŞI, PEMBE KUVARS, PEMBE TURMALIN |
KAPLAN GÖZÜ, KEHRIBAR, SITRIN |
AKIK, MERCAN, TURUNCU KALSIT, KEHRIBAR, CITRINE, TURUNCU AVENTURIN. |
YAKUT, LÂL TAŞI, KAN TAŞI, KIRMIZI JASPER, SIYAH TURMALIN, OBSIDYEN, DUMANLI KUVARS. |
ORGAN |
BEYİN |
BEYINCIK, KULAKLAR, BURUN, SINÜSLER, GÖZLER, MERKEZI SINIR SISTEMI |
TIROID BEZI, GIRTLAK VE ÇENE BÖLGESI, SINDIRIM YOLU, AKCIĞERLER, SES TELLERI VE NEFES |
KALP, KABURGA KEMIĞI, GÖĞÜS BOŞLUĞU, ALT AKCIĞERLER, KAN, DOLAŞIM SISTEMI, DERI, ELLER, TIMÜS BEZI |
PANKREAS, KARACIĞER, SINDIRIM SISTEMI, DALAK, SAFRA KESESI, MERKEZI SINIR SISTEMI |
YUMURTALIKLAR, ERBEZLERI, PROSTAT BEZI, ÜREME ORGANLARI, DALAK, RAHIM, MESANE |
ADRENALIN, BÖBREKLER, KUYRUK SOKUMU, BACAĞIN ÜST KISMINDA BULUNAN KEMİKLER |
|
TAÇ ÇAKRASI
|
|
Yeri:
|
Başın taç kısmında.
|
Renk:
|
Menekşe rengi (viyolet)
|
Element:
|
Tüm işaretlerin daha yüksek
ifadesi.
|
|
Ruhsallığın, aydınlanmanın, dinamik
düşünce ve enerjinin merkezi. Beyin, sağ göz ve epifiz bezine yaşamsal enerji
veren merkezdir.
|
Salgıbezleri/Organlar:
|
Epifiz bezi, beyin.
|
Taşlar/Mineraller:
|
Ametist, kuvars kristali
|
Yiyecekler:
|
Güneş, meyvesuları, fasting.
|
İlgili aromalar:
|
Olibanum, lotus.
|
His işlevi:
|
Yok
|
Nitelikler:
|
Eterik bilgeliğin içe akışına izin
verir ve kozmik biliçliliğin hediyesini getirir. Uyandırıldığında ve
netleştirildiğinde, kişinin aldatıcı idealler, maddi işler, kendini
kısıtlayıcı düşünceler, gurur ve kibirlilik hakkında gerçekleri göstermesini
sağlar; daha ileri aşamada ise sürekli bir özfarkındalık ve kişisel
duygulardan bilinçli bir ayrılma tecrübe etmesini sağlar
|
Olumsuz Nitelikler:
|
Karmaşa, sinirlilik, stres.
|
ALIN ÇAKRASI(3.GÖZ)
|
|
Yeri:
|
Kaşların ortasında, kaşların bir
parmak kalınlığı kadar üstünde.
|
Renk:
|
Çivit mavisi (İndigo)
|
Element:
|
Tüm işaretlerin daha yüksek ifadesi
|
İşlevleri:
|
Altıncı hissin merkezi, yüksek
önsezi, ruhsal, manyetik ve ışık enerjisi, Geleceği görebilme gücü,
bağımlılıkları şifalandırmak.
|
Salgıbezleri/Organlar:
|
Pituitary gland, beyincik, kulaklar,
burun, sinüsler, gözler, merkezi sinir sistemi.
|
Taşlar/Mineraller:
|
Lapis Lazuli, safir, sodalite.
|
Yiyecekler:
|
Klorofil, nefes, hava.
|
İlgili aromalar:
|
Nane, yasemin.
|
His işlevi:
|
DDA (duyu dışı algılama) dahil tüm
duyular
|
Nitelikler:
|
Yüksek bilinçlilik, duygusal ve
ruhsal sevginin merkezi, spritual içgörü, geleceği görebilme. Dengelendiğinde
zihin (sağ yarımküre) ve beyin (sol yarımküre) bileşik bir alanda işlev
yapar. Ardından içgörü ve kayrayış ortaya çıkar ve bunun pratik yaşamda
uygulanması günlük bir hal alır. Aynı zamanda olumsuz eğilimlerden arınılması
ve bencil tavırların elimine edilmesini destekler
|
Olumsuz Nitelikler:
|
Endişe, isteri, stres, korku, şok,
sinir, depresyon, baş ağrıları, konuşma ve kilo problemleri
|
BOĞAZ ÇAKRASI
|
|
Yeri:
|
Boğazda, köprücük kemiğinin
yukarısındaki gırtlak bölgesinde
|
Renk:
|
Mavi
|
Element:
|
Tüm işaretlerin daha yüksek ifadesi
|
İşlevleri:
|
İletişim merkezi, sözlü ve
zihinsel/mental iletişimler ve bu iletişimleri anlamak içingereken enerjiyi
sağlamak
|
Salgıbezleri/Organlar:
|
Tiroid bezi, gırtlak ve çene
bölgesi, sindirim yolu, akciğerler, ses telleri ve nefes
|
Taşlar/Mineraller:
|
Aquamarine, turquaz, kalsedon,
chrysocollia
|
Yiyecekler:
|
Meyveler
|
İlgili aromalar:
|
Adaçayı, sıtmaağacı (ökaliptus)
|
His işlevi:
|
İşitme
|
Nitelikler:
|
Yüksek Bilinçliliğe açılan kapı ve
kalbin duygularının dengelenmesi ve uyumlu hale gelmesi için geçmesi gerken
kapı. Duygu ve düşüncelerin net ve açık ifadesi. Yaratıcılık, konuşkanlık,
salıvermek, şifa.
|
Olumsuz Nitelikler:
|
Telaş, düşük özsaygı, kendine
güvensizlik, kindarlık, mfke, alınganlık.
|
KALP ÇAKRASI
|
|
Yeri:
|
Göğüsün ortasında kalp hizasında
|
Renk:
|
Yeşil (ikincil rengi pembe)
|
Element:
|
Hava
|
İşlevleri:
|
Kalbi, timüs bezini, dolaşım
sistemini, kanı, hücresel yapıyı ve istemsiz kasları canlı tutan merkezdir.
|
Salgıbezleri/Organlar:
|
Kalp, kaburga kemiği, göğüs
boşluğu, alt akciğerler, kan, dolaşım sistemi, deri, eller, timüs bezi.
|
Taşlar/Mineraller:
|
Kunzite, zümrüt, yeşil yeşim taşı,
pembe kuvars, pembe turmalin
|
Yiyecekler:
|
Yeşil sebzeler ve bol yapraklı
yeşillikler.
|
İlgili aromalar:
|
Gül yağı
|
His işlevi:
|
Dokunma
|
Nitelikler:
|
Sevginin, aşkın, "tüm var
olan" ile "bir" olmanın ruhsal ve toplu bilincinin merkezi.
Kalbin sevgi enerjisi ile zihnin analitik enerjisi arasındaki uyumu sağlar.
Tanrı bağlantısı. Verme ve vermeden alma yetisi. Değişime ve yeni fikirlere
açık olmak. Kayıplarla başa çıkabilme. Denge.
|
Olumsuz Nitelikler:
|
Kendini bırakmak, korku, üzüntü,
kızgınlık, alınganlık, kıskançlık, kin tutmak.
|
HARA ÇAKRASI
|
|
Yeri:
|
Göğüs kemiğinin altında midenin
arka tarafında.
|
Renk:
|
Altın sarısı
|
Element:
|
Ateş
|
İşlevleri:
|
Kişisel gücün, hırsın, zekanın,
astral gücün, tutkunun ve dokunma veya zekaya dayalı duyuların merkezidir.
|
Salgıbezleri/Organlar:
|
Pankreas, karaciğer, sindirim
sistemi, dalak, safra kesesi, merkezi sinir sistemi
|
Taşlar/Mineraller:
|
Kaplan gözü, kehribar, sarı yakut,
citrine
|
Yiyecekler:
|
karmaşık karbonhidratlar, tahıllar
|
İlgili aromalar:
|
Lavanta, biberiye, bergamut
|
His işlevi:
|
Görme
|
Nitelikler:
|
Dönüşüm, şekillendirme, arındırma,
oluşun içimlendirilmesi, zihinsel/mental enerji.
|
Olumsuz Nitelikler:
|
Mükemmeliyetçilik, başkalarını
kontrolü altına alma, öz eleştirel düşünceler, hayal kırıklığı, sinirlilik.
|
GÖBEK ÇAKRASI
|
|
Yeri:
|
Alt karın ile göbek arasında
|
Renk:
|
Turuncu
|
Element:
|
Su
|
İşlevleri:
|
Üremek, yiyeceklerin sindirimi,
fiziksel güç ve canlılık, cinsellik.
|
Salgıbezleri/Organlar:
|
Yumurtalıklar, erbezleri, prostat
bezi, üreme organları, dalak, rahim, mesane.
|
Taşlar/Mineraller:
|
Akik, mercan, turuncu kalsit,
kehribar, citrine, turuncu aventurin.
|
Yiyecekler:
|
Sıvılar. Turuncu renkte sebze ve
meyveler.
|
İlgili aromalar:
|
Ylang-ylang, sandalağacı.
|
His işlevi:
|
Tat alma
|
Nitelikler:
|
Vermek ve almak, almak, duygular,
tutku, zevk, cinsel/şehvetli aşk, değişim, hareket, yeni sikirlerin
özümsenmesi. Sağlık, aileye hoşgörü, teslimiyet.Diğerleri ile uyum ve
yaratıcılık içinde çalışabilme.
|
Olumsuz Nitelikler:
|
Yeme içmeye veya sekse aşırı
düşkünlük. Cinsel zorluklar yaşamak. Karmaşa, amaçsızlık. Kıskançlık, haset,
sahip olma hırsı
|
KÖK ÇAKRA
|
|
Yeri:
|
Omurganın sonu (kuyruk sokumu)
|
Renk:
|
Kırmızı (ikincil rengi Siyah)
|
Element:
|
Dünya
|
İşlevleri:
|
Fiziksel bedene canlılık verir.
Yaşam gücü ile hayatta kalma, kendini koruma, içgüdüler.
|
Salgıbezleri/Organlar:
|
Adrenalin, Böbrekler, kuyruk
sokumu, bacağın tepe kemikleri.
|
Taşlar/Mineraller:
|
Yakut, Lâl taşı, kan taşı, Kırmızı
Jasper, siyah turmalin, obsidyen, dumanlı kuvars.
|
Yiyecekler:
|
Proteinler, kırmızı renkte sebze ve
meyveler
|
İlgili aromalar:
|
Sedir, karanfil
|
His işlevi:
|
Koku alma
|
Nitelikler:
|
Materyal/maddi dünya ile ilgili
konular, başarı. Fiziksel beden, bedenin yönetimi. Kök salmak, bireysellik,
istikrarlılık, güvenlik, durağanlılık, sağlık, cesaret, sabır.
|
Olumsuz Nitelikler:
|
Kendine odaklı olmak, güvensizlik,
şiddet, açgözlülük, öfke.
|
BURÇ
TAŞLARI
Hangi burçlar hangi taşları kullanmalı ?
KOÇ (21 MART-20 NİSAN) : AMETİST,JASPER,YAKUT,KUNZİT
BOĞA(21 NİSAN-20 MAYIS) : AKİK,PEMBE KUVARS,AGAT,SAFİR
İKİZLER (21 MAYIS-21 HAZİRAN) : KAPLAN
GÖZÜ,SİTRİN,AKUAMARİN,YOSUNLU AGAT
YENGEÇ (22 HAZİRAN-22 TEMMUZ) :
KALSEDON,AYTAŞI,YEŞİM(JADE),RODONİT
ASLAN (23 TEMMUZ-23 AĞUSTOS) :
KUVARS,KEHRİBAR(AMBER),GRANAT(LAL),LARİMAR
BAŞAK (24 AĞUSTOS-23 EYLÜL): AMAZONİT,KRİZOKOL,TURMALİN,KALSİT
TERAZİ (24 EYLÜL-23 EKİM) : OPAL, OBSİDYEN,LAPİS LAZULİ,YEŞİL
TURMALİN
AKREP (24 EKİM-22 KASIM) : HEMATİT,MALAHİT, PEMBE TURMALİN(RUBELİT),CHAROİTE
YAY (23 KASIM-21 ARALIK) : TURKUAZ (FİRUZE),PEMBE
KUVARS,SODALİT,MAGNETİT
OĞLAK (22 ARALIK-20 OCAK) : DUMANLI
KUVARS,FLORİT,PERİDOT(ZEBERCET),ARAGONİT
KOVA (21 OCAK-19 ŞUBAT) : LABRADORİT,ZÜMRÜT,AVENTURİN,MAVİ
TOPAZ
BALIK (20 ŞUBAT-20 MART) : KANTAŞI(HELİOTROP),MOLDOVİT,MERCAN,RODOKROSİT
TAŞLAR
VE AURA
AURA
NEDİR?
İnsanların vücudunu çevreleyen elektromanyetik alana aura denir.
Yaşamımızı devam ettirebilmemiz için gereken enerjiyi vücudumuza iletimini
sağlayan çakralar aura da bulunur. Auramızın güçlü olduğu dönemlerde her türlü
hastalığa ve negatif enerjiye karşı korunur, zayıf olduğu dönemlerde ise çok
çabuk hastalanır ve çevremizdeki negative enerjiden çok çabuk etkileniriz. O
halde auramızın güçlü olması hem ruhsal hem de fiziksel açıdan bizim için çok
önemlidir.
Aura 4 katmandan oluşur.
1-eterik beden
2-duygusal beden
3-zihinsel beden
4-ruhsal beden
Bu katmanların her birinin ayrı ayrı görev ve özellikleri vardır.
1-ETERİK BEDEN: Şekil ve boyut olarak
fiziksel bedene benzerlik gösterir. Çakralar bu alanda bulunurlar ve auranın
üst katmanlarından gelen enerjileri bedene alma işlevi yaparlar. Organizmanın
enerji ihtiyacı tam olarak karşılanmışsa, eterik beden aşırı enerjiyi çakralardan
ve deri gözeneklerinden dışarıya verir. Eterik bedenin temel işlevi fiziksel
bedenin sağlıklı kalmasını sağlamak ve evrensel enerji ile arasında bağlantı
kurmaktır. Ayrıca,insanların yanı sıra hayvanların ve bitkilerin de eterik
bedenleri bulunmaktadır.
2-DUYGUSAL BEDEN: Eterik bedenin üstünde
bulunan ve sıvımsı yapıya sahip olan bir katmandır. Duygudal beden gökkuşağının
renklerini bünyesinde barındırır ve kişinin ruhsal durumuna gore,duygusal
bendenin rengi değişir.Zihinsel bedenden duygusal bedene ulaşan enerjiler
duygusal beden de değişimden geçerek zihinsel bedene iletilir.Kişinin duygusal
yapısı bu katmanla belirlenir.
3-ZİHİNSEL BEDEN: Duygu bedeninin
bitiminde başlar ve ruhsal bedene kadar uzanır. Genelde rengi sarıdır.
Fikirlerimizin yapısını barındırır ve düşünce formları bu bedende görülebilir.
Birçok araştırmacıya gore; hastalıklarımızın büyük bir çoğunluğu zihinsel
bedenimizden kaynaklanmaktadır. Zihinsel bedenin en önemli özelliği; zihinsel
bedeni güçlü kişi başka insanların etkisinde kalmaz ve kendi kararlarını
kendisi verir.Kişinin zihinsel bedeni zayıfladığında ,kararsızlık durumu
meydana gelir, ve kişi ister istemez başka insanların yönetiminde hayatını
devam ettirir.
Olumsuz düşünceler yerine olumlu
düşünceleri kabul etmek te zihinsel bedenin en önemli işlevidir.
Hastalıklar ilk önce zihinsel bedende
oluşur daha sonra alt bedenlerden fiziksel bedenimize geçer.
4-RUHSAL BEDEN; Ruhsal bedenin
algılanması diğer bedenlere göre daha
zordur. Evrensel enerjiler ruhsal bedenimizden auramıza girerler ve burada bir
değişime tabi tutularak zihinsel bedene aktarılırlar. Ruhsal bedende ortaya
çıkan bir sorun, alt bedenlere ve oradan da fiziksel bedene yansıyacaktır.
Evrensel enerjiler ruhsal bedenimizden auramıza girer ve burada değişime uğrayarak
zihinsel bedene geçerler. Ruhsal bedende ortaya çıkan bir sorun mutlaka alt
bedenlere ve oradan da fiziksel bedene yansır.
AURANIN RENKLERİ
Kırmızı; Koyu kırmızı
kızgınlık,sinirlilik ve tedirginlik duygularını gösterir , parlak bir kırmızı
canlı bir yaşam gücünü temsil eder. Koyu tonda bir kırmızı bencilliğin
işaretidir. Kahverengine dönük bir
kırmızı korkuyu, siyaha dönük bir kırmızı ise negatif niyetlerin habercisidir.
Pembeye çalan açık kırmızı duygusal mutluluk ve aile yaşamındaki huzurun işaretidir.
Turuncu; Canlı ve berrak bir turuncu
fiziksel gücü, cinsel enerjinin yerinde olduğunu gösterir. Aynı zamanda parlak
ve canlı turuncu renk olayların akışına iradi etkilerimizi ve sorumluluk alma
kapasitemizin göstergesidir. Koyu renk turuncu, dalak ve üriner sistemdeki
organlarda bir sorun olabileceğinin işareti olabilir.
Sarı; Sarı renk zeka, akıl
kapasitesi ve entelektüel düşünce biçimiyle ilintilidir. Mat ve cansız bir sarı
maddi ve dünyasal konulardaki düşüncelerin zihni işgal ettiği ile alakalı bilgi
verir. Sarı rank canlı ve parlak ise; zihinsel kalitenin yüksek olduğu ve
kişinin ruhsal konularda yüksek kapasiteye
sahip olduğunu söylenebilir. Kirli bir sarı ise, kurnazlığın ve ihanetin
göstergesidir. Aynı zamanda kirli tonlarda bir sarı, mide ve pankreas
sorunlarına da işaret edebilir.
Yeşil; Canlı yeşil dengenin, uyumun,
ahenkin ve anlayışın göstergesidir. Özellikle zümrüt yeşili, şifa konusunda çok
yetenekli olduğunun bir işaretidir. Aurasında canlı yeşil renk hakim olan
kişiler sakinleştirici ve bulundukları ortama huzur getirici etkilere
sahiptirler. Eğer yeşil renk koyu ise, açgözlülük ve yalancılığın bir
işaretidir. Kahverengine çalan yeşil renk kıskançlığın ve negatif ihtirasların
habercisidir. Koyu ve çamurlu yeşil renk; kalp rahatsızlıklarının işaretidir.
Mavi; Canlı ve parlak bir mavi
sezgisel yeteneklerin işaretidir. Daha çok dini inançları yoğun olan insanlarda
görülür. Sanatçıların auralarında canlı mavi renk bulunur. İletişim yetenekleri
güçlü ve ikna etme yeteneği olan insanların auralarında mavi renk hakimdir.
Çivit Mavisi; Daha çok üçüncü gözle ilişkilendirilen bir renktir. Sezgisel yetenekleri
gelişmiş kişilerde görülür. Parlak ve canlı renkteki çivit mavisi kişinin
sadakati ile ipucu verir.
Mor ; Bu renkler ruhsal gücün simgesidir. Daha çok asalet ve
ruhsallıkla ilişkilendirilen bu renkler aynı zamanda meditasyon yapan kişilerin
aurasında da görülebilir.
Pembe; Aurada görülen canlı pembe renk duygusal yaşamda dengenin ve uyumun işaretidir.
Merhametli ve yardımsever insanlarında auralarında pembe renk görülür.
Kahverengi; Genelde maddiyatla ilişkilendirilen bir renktir. Cimri ve açgözlü insanlarında
auralarında sıkça görülür. Kestane rengi ise kişinin üstlendiği görevleri
yerine getirebildiğini gösterir.
Siyah; Fizik bedenle,eterik beden
arasında dar bir şerit halinde görülür. Ancak bunun dışında görülen siyah renk
kişinin yaşamı ve kendi varlığını reddettiği anlamına gelir. Aurayı dolduran
siyah renk karanlığın işaretidir. Eğer siyah aura içinde çizgiler halindeyse
pozitif özellikleri yok edecektir. Karanlık yönleri olan, gizemli insanlarda
görülür.
Gri; Durgunluk ve donukluğu
simgeleyen bir renktir. Koyu tonlardaki gri ise korkuların ve aşırı
karamsarlığın ifadesidir.
Beyaz; Aurasında beyaz renk hakim
olan insanların kişisel bütünlüğe ulaştığını ve ruhsal anlamda oldukça gelişmiş
olduklarını ve erdem sahibi olduklarını gösterir.
SAĞ TARAFTAKİ OKLAR: 1-KÖK ÇAKRA 2-HARA ÇAKRASI 3-GÖBEK
ÇAKRASI 4-KALP ÇAKRASI 5-BOĞAZ ÇAKRASI 6-ALIN (3.GÖZ) ÇAKRASI 7-TAÇ ÇAKRA
SOL TARAFTAKİ OKLAR: (ÜSTTEN ALTA DOĞRU) FİZİKSEL
AURA,DUYGUSAL BEDEN, ZİHİNSEL BEDEN, RUHSAL BEDEN VE ETERİK BEDEN
HANGİ TAŞLAR HANGİ ORGANLAR İÇİN YARARLIDIR?
BEYİN:AMBER,YEŞİL TURMALİN,MAVİ TURMALİN,MAVİ
DANTELLİ AGAT
KULAK:AMBER,KIRMIZI-SİYAH VE KARYAĞDI OBSİDYEN,SELESTİT,RODONİT,TURUNCU
KALSİT
GÖZLER:AKUAMARİN,KALSEDON,KRİZOPRAZ,ZÜMRÜT,CHAROİTE,FLORİT,ATEŞ
AGAT
DİŞLER:AKUAMARİN,RUTİL KUVARS,FLORİT
BOYUN:AKUAMARİN,KUVARS
OMUZLAR:SELENİT
KASLAR:KUPRİT,MAGNETİT,DANBURİT
AKCİĞER:PEMBE TURMALİN,PERİDOT,RODONİT,AMBER,DİOPTAZ,KUNZİT,LAPİS
LAZULİ, TURKUAZ, RODOKROSİT,KRİZOKOL
DALAK:AMBER,AKUAMARİN,AZURİT,KANTAŞI,KALSEDON
KARIN:YEŞİL FLORİT,ATEŞ AGAT
BAĞIRSAK:PERİDOT,SELESTİT,YEŞİL FLORİT
KOLLAR:MALAHİT,JADE
PROSTAT:KRİZOPRAZ
TESTİSLER:JADE,TOPAZ,AKİK
ELLER:MOLDOVİT,AKUAMARİN,AYTAŞI
İSKELET SİSTEMİ:AMAZONİT,AZURİT,KRİZOKOL,KALSİT,KUPRİT,FLORİT,DENTRİT
AGAT,PİRİT
SİNİR SİSTEMİ:AMBER,JADE,LAPİS LAZULİ,YEŞİL TURMALİN,
DENTRİT AGAT
ÇENE:AKUAMARİN
BOĞAZ:AKUMARİN,LAPİS LAZULİ,MAVİ
TURMALİN,AMBER,YEŞİL JASPER
TİROİT:AMBER,KALSEDON,AZURİT,MAVİ TURMALİN
KALP:PEMBE
KUVARS,CHAROİT,RODONİT,GARNET(LAL),DİOTAZ
KARACİĞER:KIRMIZI JASPER,KANTAŞI,AKİK,DANBURİT
SAFRA KESESİ:AKİK,JASPER,SİTRİN,KAPLANGÖZÜ,KALSEDON
BÖBREKLER:AKUAMARİN,KANTAŞI,HEMATİT,JADE,PEMBE
KUVARS,DUMANLI KUVARS,MUSKOVİT
PANKREAS:RUBELİT,KRİZOKOL,MAVİ DANTELLİ AGAT
OMURGA:GARNET(LAL),TURMALİN,LABRODORİT
KADIN ÜREME
SİSTEMİ:AKİK,AYTAŞI,KRİZOPRAZ,AMBER,UNAKİT
KAN VE DOLAŞIM
SİSTEMİ:AMETİST,KANTAŞI,KALSEDON,HEMATİT,MAGNETİT
VARİS:KARYAĞDI OBSİDYEN,MAGNETİT
DİZLER:AZURİT,JADE
EKLEMLER:KALSİT,RODONİT,MAGNETİT
DERİ:KAHVERENGİ JASPER,YEŞİL JASPER,AZURİT
AYAKLAR:ONİKS,DUMANLI KUVARS,APOFİLİT
ENDOKRİN SİSTEMİ:AMETİST,AMBER,PEMBE TURMALİN,SARI JASPER
BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ:AMETİST,SİYAH TURMALİN,LAPİS
LAZULİ,MALAHİT,TURKUAZ
SİNDİRİM SİSTEMİ:KRİZOKOL,KIRMIZI JADE,YEŞİL JASPER
METABOLİZMA:AMETİST,SODALİT
SIRT:MALAHİT,SAFİR,LAPİS LAZULİ
REİKİ
Rei heryerde varolan, ki: ruhsal
yaşam enerjisi anlamına gelmektedir. Sözcük anlamı, Japonca'da, "Evrensel
Yaşam Enerjisi" anlamına gelmektedir. Hz.İsa 'nın nasıl şifa verdiği ile
ilgili sorular 1900'lü yılların başında Japon bir rahip olan Dr.Mikao Usui
tarafından çok eski olan şifa yönteminin araştırılmasıyla ortaya çıkmıştır.
Reikinin tarihi çok daha eski olmasına rağmen bu bilginin günümüze
ulaşmasındaki en önemli kişi bu konuyu derinlemesine araştıran Mikao Usui'dir.
Reiki herhangi bir din yada inanç şekli değildir her inanca sahip insan
tarafından kolaylıkla uygulanabilir.
Reiki tıbbı reddetmez aksine tıbbi
tedaviye destek olma işlevindedir.Hastaların mutlaka tıbbi tedavi görmesi
gerektiğini savunan reiki uygulayıcıları reikinin faydalarını tüm dünyanın daha
iyi görmesini sağlamışlardır. Alternatif tıp içinde anılmasına rağmen, REİKİ alternatif
bir tıp yöntemi değildir. Tıbbî müdahalelerin yerine geçmez. Tıp tedavilerinin
olumsuz yan tesirlerini azaltmanın yanı sıra, tedavinin olumlu sonuçlarının
gelişmesine katkıda bulunur. Ağrıyı ve stresi azaltarak veya yok ederek pozitif
forma girmenizi sağlar.
Reikinin hiç bir zararı yada yan etkisi yoktur, zamanla unutulmaz ve etkisi
kaybolmaz. Bir çok hastalıkta tıbbi tedaviyi tamamlar,zihinsel ve bedensel
gerginliklerden kurtulmayı sağlar, ilaçların yan etkisini azaltır,yorgunlukları
giderir,bağımlılıklardan kurtulmaya yardımcı olur, kısaca sağlık ve kişisel
gelişim anlamında önemli pozitif etkiler sağlar.Reiki etkili olarak
soğukalgınlığı, yanıklar,yaralar ağrılar, sızılar gibi rahatsızlıklardan;
kanser, kalp hastalıkları, tansiyon, gibi ciddi hastalıklara kadar bir çok
sağlık sorununda son derece etkilidir. Özellikle; yeni oluşmuş hastalıklarda
çok daha kısa zamanda etkisini gösterecektir.
Reiki bugün dünyada yaklaşık iki milyon kişi tarafından uygulanmaktadır ve bu
sayı her geçen gün artmaktadır. Dünyada bir çok sağlıkı kuruluşu reiki
uygulamayı bütünleyici kabul etmekte ve reikiyle ilgili çalışmalara önem
vermektedir.
Reiki uygulayıcılarda sezgileri güçlendirir, ruhsal farkındalığın artmasını
sağlar. Reiki evrensel bir enerjidir ve hiç bir kişinin tekelinde değildir.
Reiki ile herkes kendinin şifacısı olabilir.
MEDİTASYON
Meditasyon çok
eskilere dayanan bir tekniktir. Ve birçok kültürde varlığını sürdürmektedir.
Önceleri Doğu' ya has bir yöntem olan meditasyon modernize edilerek günümüz
insanlarının kolayca uygulayabileceği hale getirilmiştir. Meditasyon, basitçe
zihnimize doğru şeyleri düşünmeyi öğretmenin bir yoludur. Bedenimizi ve zihnimizi
sakinleştirerek iç güçümüzle temasa geçebilmemizi, iç güçlerimizi
dinleyebilmemizi sağlar.
Meditasyon kişilerin stresini azalttığı,
hatırlama ve öğrenme yeteneğini geliştirdiği, yaşam enerjisini ve iç sakinliğini dolayısıyla iç huzurunu
arttırdığı bilinmektedir. Sistemli ve düzenli bir şekilde yapıldığı takdirde
sonuçlarına kısa bir sürede ulaşabilirsiniz.
Meditasyon deneyimleri kişiden kişiye değişiklik gösterir. Kişinin uygulamış
olduğu teknik buna en büyük etkendir. Kişi kendisine en uygun tekniği deneme
yanılma yoluyla bulabilir.
Günün her hangi bir zamanında yapabileceğiniz gibi, sabahın erken saatlerinde
yapacağınız bir meditasyon gün boyunca size etkisini daha fazla
hissettirecektir.
Teorik olarak meditasyonu bir kitaptan öğrenmek mümkündür. Ancak yeni başlayan
kişinin kafasına takılan ve sormak isteği soruları olacağından bir ögretmen
eşliginde başlaması daha faydalı ve hızlı olacaktır.
Meditasyon
kişinin kendini mutlu,huzurlu,kendine güvenen,korkusuz,hoşgörülü,coşkulu,neşeli
,hayattan daha fazla tad alan bir kişi olmasına en önemlisi de kendini fark
etmesine yardımcı olur. Kişiyi ruhsal ve
bedensel yönden daha sağlıklı olmasını
sağlar.
YOGA
Yoga, farklı
hareketlerin bir araya gelmesinden oluşan vücut, zihin ve ruhu kapsayan oldukça
eski bir kendini geliştirme sistemidir. Vücudun tüm bölümlerini esnetip, her
bir noktayı ayrı ayrı çalıştırır .Zihni ve ruhu dinlendirir ve tüm bedenin
huzura kavuşmasına yardımcı olur. En önemlisi; yüksek seviyede enerji akışını
sağlayabilme olanağı tanır.
Hindistan'da binlerce yıl
once doğmuş bir yaşam biçimidir. Dünyadaki en eski kişisel gelişim sistemidir. Yoga
da vücut bir araç gibi görülür. Beyni aracın sürücüsü, aracın modelini ruh ve
araçın hareketi için kullanılan gücü de faaliyet,duygu ve zeka olarak
belirlediler. Aracı yani beyni, ruhu ve faaliyet - duygu - zeka üçlüsünü düzgün
ve iyi bir şekilde kullanabilmek için eşsiz bir method geliştirdiler.
Yoga vücut, zihin ve ruhu
kapsayan oldukça eski bir kendini geliştirme sistemidir. Yoga düzenli olarak
yapıldıkça; vücudun diri, metabolizmanın dengeli, sinir sisteminin güçlü, kan
dolaşımı ve hormonal fonksiyonların düzenli olarak çalışmasına katkıda bulunur.
Zihne ve ruha huzur ve mutluluk getirir. Vücudun esnekliğini sağlar. Kaslara,
eklem yerlerine iç organlara ve sinir sistemine güç verir; sağlamlaştırır.
Solunum organlarının düzenli çalışmasını sağlar, düzenli nefes almayı öğretir,
sindirim problemlerini çözer, iç salgı bezlerini çalıştırarak normal dengeyi
sağlar, omurga sinir sistemine güç verirerek hastalıkları önler, zihnin
durulmasını sağlar ve olumlu düşüncelerin üretilmesini sağlar; bütün bedeni
güçlendirip dinçleştirir, vücudu güzelleştirir, rahatlık verir, sakinleştirir
ve sabırlı olmayı öğretir; insanı özbenliğine kavuşturur.
Yoga, içsel bir
uygulamadır, yani kişinin kendini bütünsel olarak geliştirmesiyle ilgilidir.
Burada amaç, insanın ve dünyasının iyileştirilmesidir.
Yoga, insana kendini tanımasını,
tanıyabilmesi için gözlem yapabilmesini öğretir. Böylece insan kendini
tanıdıkça varlığına ters düşen davranışlarından kurtulur, çevresinde bulunan
güzellikleri kendisine katar.
SICAK TAŞ
TERAPİSİ
Sıcak Taş
Terapisi, ilk olarak 1993 yılında Arizona’da Mary Nelson Hannigan tarafından
bulunmuş olup, Mary Nelson Hannigan 1999 yılında ilk kez İngiltere’de bu masaj
tekniğini yaygın olarak kullanmaya ve başka insanlara öğretmeye başlamıştır.
Sıcak
Taş Terapisi (Lastone Theraphy), ısıtılmış taşlar kullanılarak taşa hapsolmuş ısının
bedenin derinlerinde hissedilmesini sağlayan bir masaj terapi çeşididir. Sıcak
taş terapisi, ısıtılmış veya soğutulmuş volkanik lav (bazalt) taşlarıyla özel
bir teknik kullanılarak uzman kişiler tarafından uygulanmalıdır.
Sıcak
Taş Terapisinde kullanılacak olan taşın uzun süre ısıyı üzerinde tutma
özelliğine sahip olması gerekmektedir. Bu nedenle bu özelliğe sahip olan volkanik
lav (bazalt) taşları ile yapılır. Bu pürüzsüz, parlak ve değişik boylardaki
yassı taşlar su içerisinde ısıtılıp, belli bir ısıya geldiklerinde uzman
tarafından vücuttaki kilit noktalara yerleştirilir.Taşların vücuda verdikleri
ısı sayesinde kan dolaşımı hızlanır. Sıcak taş terapisinden sonra aromaterapi
(aromatik yağlar ile yapılan masaj türü) uygulanır.
Sıcak
taş terapisi çok özel bir terapi çeşidi olmakla birlikte, taşların enerjisi
masaj uygulanan kişiye fiziksel bir rahatlamanın yanı sıra duygusal ve zihinsel
açıdan da sakinlik ,huzur ve arınmışlık hissi verir.
Sıcak
Taş Terapisi, periyodik olarak uygulandığında, kronikleşmiş sıkıntılar üzerinde
de çok etkilidir.
|
·
Bel ve Sırt Ağrısı, Spor Yaralanmaları, Kas, Kemik ve
Eklem Rahatsızlıkları,
·
Stres, Gerginlik, Uykusuzluk, Baş ağrısı
·
Regl Sancıları, Hamilelikte yaşanılan Bel-Sırt
Ağrıları,
·
Solunum, Dolaşım, Sindirim Sorunları
|
TAŞLAR HAKKINDA BAZI GENEL BİLGİLER
Taşlar hakkında ayrıntılı bilgilere ulaşacağınızı
düşündüğümüz bu siteyi hazırlarken bazı durumlarda tedavi amacıyla farklı bir
çok taş alternitifi sunduk, buradaki amaç evnizde halihazırda bulunan taşları
değerlendirmeniz ve taşlara olan ilgi alanınızı ve bilginizi genişletmenizi
sağlamaktır.
Sıkça sorulan ve piyasa
da taşlar hakkında deneyime ve yeterli bilgiye sahip olmayan herkesin kendine
göre cevapladığı ve çevresini yanlış/eksik bilgilendirdiği soruların
yanıtlarını dünya da taş otoritelerince kabul görmüş, dünyanın her yerinde
uygulanan ve uygulanmış yöntemler ile ilgili bir kaç sorunun cevabını verelim.
1-Taşlarla ile tedavi
pahalı bir yöntemidir?
Sitemizde bahsetmiş
olduğumuz taş çeşitleri size fiyat açısından da alternatif olması için
çeşitlendirilmiştir. En pahalı taş en çok işe yarar diye bir kural yoktur.
2-Taşları nereden edinebilirim?
İnternet veya taş
mağazalarından işinin uzmanı olan belli bir bilgi ve deneyime sahip olan
kişilerin bulunduğu yerlerden almanız, hem sahte bir taş almanızı hemde
taşınızı alırken taşınız hakkında detaylı bilgi alabilmenizi sağlar.
3-Benim taşım hangisi?
Öncelikle taşı tedavi
amacıyla alıyorsanız uzman kişilerden hangi taşı alacağınız hakkında bilgi
almanız , alacağınız taşı öğrendikten sonra elinize aldığınızda size kendinizi
iyi hissettiren taşı almanızı tavsiye ederiz.
4-Bütün taşların etkisi
aynı mıdır?
Bütün taşların etkisi
aynı değildir. Bazı taşlar diğerlerine göre çok daha güçlü enerjiye sahiptir ve
çevrelerine çok güçlü titreşimler yayarlar. Kişiye göre farklılıklar
gösterebilir.
5-Başkasının kullandığı
taşı kullanabilirmiyim?
Başkasının kullandığı
taşı kullanmadan önce önce temizlemeniz gerekmektedir.
6-Taşları tedavi amacıyla
nasıl kullanmalıyım?
Taşlar hakkında ayrı ayrı
yazmış olduğumuz detaylı bilgiler de hangi taşın nasıl kullanılacağına
değindik. Bu konuda daha ayrıntılı bilgilere de bizden ulaşabilirsiniz.
Taşlarla tedavi hakkında hem yılların deneyimi, birikimi ve yaşamış olduğumuz
tecrübelerle hizmetinizdeyiz.
Taşlar, mineral olarak
içerikleri ve etrafa yaymış oldukları titreşimler nedeniyle kullanım
farklılıkları gösterirler.
Taşların kimisinin tene
temas etmemesi gerekir, kimi iksir
olarak zehirli olabilmesi nedeniyle kullanılmamalıdır. Bu konulara çok dikkat
edilmeli, doğru yerden ve uzman kişilerden taş alınmalı, kullanım özellikleri hakkında
bilgi alınıp, uygulanmalıdır.
Buna göre, taşları cepte,
yastık altında, kolye veya bilezik olarak direkt tene temas halinde, iksir
olarak, masaj terapisinde , evinizde kullanabilirsiniz.
TAŞIMI NASIL TEMİZLEMELİYİM?
Kullanmış olduğumuz
taşlar bedenimizdeki ve çevremizdeki negatif enerjileri ve titreşimleri emdiği
için taşlarımızı belli periyotlarla temizlemeliyiz. Uzun süre temizlenmemiş bir
taştan faydalanmamız en düşük düzeyde olacaktır.
Yeni bir taş satın
aldığınızda, başkasının taşını kullanacağınız zaman ve kullanmakta olduğunuz
taşınızı temizlemeniz gerekmektedir.
Farklı çeşitlerde
temizlenme yöntemleri vardır.
·
Akan suyun altında temizleme,
·
Bir gece boyunca deniz tuzu dolu bir kapta bekletme,
·
Topraklama (Saksı dibine veya bahçedeki toprağa taşı
koyarak 24 saat bekletme)